GURBAN

Sen köyü atıp gittiğinden günden beri.

Çay dere şarıl şarıl akmıyor gurban.

Aşikar evlendir diyor, yırtıldı yüzdeki deri.

Gençler ayakkabıya çivi çakmıyor gurban.



Kalmadı köyün o bildiğin neşesi.

Yetmiyor ötmeye horozun nefesi.

Kabus oldu ekmekçinin korna sesi.

Kimse artık fırın yakmıyor gurban



Düğün olunca bütün köylü oynardı.

Ölüm olunca hep beraber yanardı.

Şehirde dostluk ölmüş diye kınardı.

Kimse komşu kapısından bakmıyor gurban



Kerpiç ev,yazın serin kışın sıcak olurdu.

Bostanda döl olur,tevek olur,ocak olurdu.

Helanın kabağı tam bir kucak olurdu.

Artık şememeler bile kokmuyor gurban



Beğenilmiyor Birinci Bafra  türü cigara.

Ömer diye hitap ediliyor bildiğimizOmara.

Eskiden Menderesli  halı taktığımız duvara.

Kimse artık kuran bile takmıyor gurban



Gölge ne güzel çalışmaya yok derman.

Elden düşeli çok oldu yün ile kirman.

Aynı gün tarlada bitiyor artık harman.

Kimse sapı harman yerine yıkmıyor gurban.



Unutuldu şinikler.kulaçlar adımlar.

Parayla artık komşuya yapılan yardımlar.

Yıllar oldu sayadan sıyrılalı kadınlar.

Kimsenin bileğini kolcak sıkmıyor gurban.



Kuzine üstünde güğüm fokur fokurdu.

Kızlar gelinler heybe kilim dokurdu.

Hoca efendi şerefede ezan okurdu.

Artık imam  minareye çıkmıyor gurban.



Kabakçı der sözlerimde yoktur horata.

Üç dönümlük pancara devlet koydu kota.

Çıkanıda verdik tohuma gübreye mazota

Artık köylü arpa bile ekmiyor gurban





Hakiki kabakçı

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Add comment