Kabakçının Rüyası

Salı günü pazarı gezerken yoruldum
Bir kahvenin iskemlesine kuruldum

İstedim çay geldi; henüz çayı içmeden
Alaaddin çıkıverdi Göbeleğin çeşmeden


Dedi ki arsenikli içtiğiniz suyunuz
Lakin ışıklandı, pek güzel oldu yolunuz

Adaçal’ı terk eyledi yeniçeriler
Yerlerini devraldı cinler periler

Haramiler “açıl” dedi sezon açıldı
Vampir haramiyi elden kaçırdı

Leylekler torun getirince padişaha
Keloğlan bağırdı padişahım çok yaşa

Adaçal’ın ardında bir dev büyüdü
Belediyelik yaptığı, eskiden bir köydü

Çıkıyorken Yıldıztepe yokuşunu
Yolda gördüm zümrüdü anka kuşunu

Bu kuş ile gidiyorken Kaf dağının başına
Gördüm, Çıldır tarlasına köşkler dikilmiş boşuna

Bir bölük yarasa uçuştu uzun çarşıya
Alerjimiz var dediler köprüdeki ışığa

Yedi başlı ejderha dünyayı kasıp kavurdu
Elhamdülillah Emirdağ’ı teğet sıyırdı

Harbiye, medrese oldu toplayınca imzayı
Deli Dumrul kesti yanlış parka cezayı

Şeytan çay dereden ince ince akıyor
Yoldan geçen pinokyo burnunu tıkıyor

Garson bağırdı: Kabakçı yine uyumuş!
Uyandım! bizim çay buz gibi soğumuş

Bence rüyanın tabirini bir bilene sormalı
Hayır olsun demeli ve de hayra yormalı


HAKİKİ KABAKÇI
This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Add comment


Security code
Refresh