Kültürel Eserlerımız Ve Kisisel Kültürel Yozlasma

Kültüre Yozlaşma

Zalım Poyraz türküsünü ve hikayesini yazacağım ,bu türkünün kaynak kişisi gerçek yakanı üreteni,  Halis Erenoğlu’dur ,ikinci dörtlüğünde geçen sözler de değiştirilmiştir,Asıl acı olan yaşarken emeğine ve bunun gibi birçok türküsüne başkalarının kendi emeği imiş gibi kolayca isimlerini yazmaları.Bu türküde kaynak kişi olarak geçen şahıs dünyada yokken bu türkünün hikayesi yaşanmış ve duygulardan söze dökülmüştür.Bu türkü ve Emirdağı Gacerli mahallesinde bu sevdayı ve bu türküyü bilmeyen yoktur. Emirdağımıza ait türkülerin birkaç tanesi hariç tamamı yerel çalgıcı dediğimiz abdallar tarafından düğünlerde çalınıp söylenerek yada bu kültüre hizmet ettiğini söyleyen sözde araştırmacı denilen şahsiyetler tarafından melodisi ritmi sözleri değiştirilerek özünden uzaklaştırmışlardır. Emirdağımıza ait belli kalıplaşmış günümüze taşınan bu türkülerden başka ağıtlardan başka yorumları bozulmamış türkülerimiz ve ağıtlarımız vardır.Soruyorum neden birden ozanlarımız üretkenlikten mi vaz mı geçti de aynı türkülerden başka üretim yapamaz hale geldiler,çünkü özde kendilerine ait değil de ondan.

Bu türkü hüzün ayrılık kavuşamama kokan gerçek bir sevda türküsüdür,

İkinci dörtlük ,emirdağla şu urfanın arası,emirdağın ardın göl garabası,sevdim sevdim alamadım dünyamda,onulmaz bu yüreğimin yarası da goygun  yarası.Tamamını da yazarım .ve istenirse bu türkünün derlemecisi sn .Hale Gür hanıma babamdan nasıl ne şekilde alınıp taşındığını ben yazmayayım kaynak kişi olan şahıs yazsın.

Halis Erenoğlu kimdir?

Emirdağımızın en köklü ailelerinden Hacıvahitlerin çocuğudur ,Babasının adı Mehmet Adil ,Annesinin adı Hatice ,Adil Erenoğlu,nun ikinci eşinden olma tek çocuktur,çocukluğu içinde hizmetçileri ,develerin ,atların kaldığı ahırları olan konakta geçer,yakın tarihe kadar o konak vardı,yandı.Sülale küçükbaş hayvancılıkla ve ticaretle geçimlerini sürdürmekte,hıdırellezle birlikte Emirdağlarında göğüs yaylada TOPAKEVDE(Türkmen çadırında),koyunların kuzuların ,kekliğin yarpızın ,kekiğin ,yavşanın içinde geçer.Türkülerimizin birçoğunu kuzularına çobanlık yapan farklı farklı çobanlardan alır ,ve belleğine yer edip günümüze kadar taşır,o zaman türkülere sevdalanır.kondukları göğüs yaylada sarp bir kayanın tepesinde yazın sıcağından koruyacak yatacak kadar,bir oyuk ki kendi büyüklüğünde,altı uçurum oraya yatıp ta öğrendiği türkülere başladığı zaman güzel sesi ve yorumu vadie yankılanır,kendisi de bu özelliğinin farkındadır.Babası o dönemin ağalarından anası gerçek bir ağa hanımı Abıladır,. onurlu gururlu ,düzgün inaçlı vicdanlı bir çocuk disiplini ile büyütürler.,Kesinlikle şımartılmadan .Eğitiminde disiplin inatça annesinin ağırlığı olmuştur.Kacerli Emirdağın ilk kurulduğu mahalledir,konaklarıda oradadır,zamanla iyi gelişir Emirdağın en yakışıklı delikanlısı olurve Döne diye bir kıza sevdalanır (rahmetli oldu)hanım annesi bu sevdaya kız bizim ailemize yakışmaz diye karşı çıkar.Akşam oldumu sevdalandığı kızın evlerinin önündengeçmek saklıca mektup vermek ,gizli gizli buluşmak ve de gezerken sevda türküleri söylemek gelenektir.işte bu türkü ve bunların dışında birkaç türküde bu sevda yaşanırken yakılmıştır.Kavuşamamışlar sevda türkülerde kalmıştır.Babası 1946 senesinde emirdağına ilk taksiyi getiren kişidir,o sene çok yoğun bir kış olmuş bu kışta çobanları ağılda karnı kuzulu hayvanları yem bitice ovaya indirmek için uğraşmışlar,sürünün %90 a yakını telef olunca hayvancılığı bırakmış.Adliyede keşiflere hakimleri babası taşımıştır.n mesleği de oradan gelir,oto tamirciliği dışında yazın harmanda döverbiçere gider,münibüsçülük yıllarını emirdağında iyi hatırlarım ,düğünlerde babam bu türküyü söylediğinde annem içten içe kızardı.Çatallı köy filminde münibüsü ile yeşilçamdan gelen tüm sanatçıları filmin geçtiği yerlere babam taşıdı,sesi ve yorumu çok güzel olduğu için kendisine filmde küçük bir rol dahi vermişlerdi,elinde sazı pınarbaşında  hem çalıp hemde kışlalar doldu bu gün türküsünü söylemektedir.O yıllarda Filmde başrol oynayan Zeynep Aksu ve diğer sanatçılar gel seni istanbula götürelim ses sanatçısı yapalım diye teklifte dahi bulunmuşlardır.Ama nasılki şu an kendi türkülerinde adı geçmiyor,ya Emirdağ vakıf dergiside bu türküleri n dışında herkes okumuş n adı bile zikredilmiyor,araştırmacılık bu mudur?İşte o zaman ailenin ismi ve toplumun bunu meslek edinmiş olana bakışı engel olmuştur.Emirdağımızın gerçeği bu işi meslek olarak edinen geçimlerini bundan sağlayan Abdallar yaptıkları iş ile de hep hakir ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmişlerdir,Türkülerimizin günümüze taşınmasında Türkülere isim yarışına giren şahıslardan daha fazla hakları vardır.

                                                                         

Sonrası şehirler arası otobüsçülük ,daha sonra 1967-1970 yılları Ankara güven turizm de İstanbul Beyrut ,Çalıştığı yıllar arap İsrail şavaşının olduğu yıllar 1970 yılın sonlarında otobüsü satıp enmirdağına dönmüştür,tekrar münibüs alıpköylere yolcu pazarcılrı taşımaya ve adliye keşiflerine gitmeye başlamıştır.Yaşamı adliyede çalıştığı sürece vicdanı ve cüzdanı arasında karar veremeyen hakimlerle olmayıp dürüt namuslu olan ile beraber olup meşru olmayan herkesin ve her şeyin karşısında dürütlük simgesi abidesi olarak kendine özüne kişiliğine yakışanı yapmıştır.Sırf o dönem yazılsa sayfalarca roman olur.Allahın kabahati yok düzenin kabahati diyen biri olmuş,elindeki imkanları bu düstur üzerine yitirmiş,ekonomisi ile menfaat çevresi de azalmaya başlamış,ve kendini bir dönem elkole vermiş,işte bu alkole kaydığı dönemlerde ,arabasına binip türküleri babama söyletip n rızası olmadan banta kaydedip İzmir RADYOSUNA  Hale Gür hanıma taşımışlardır.O dönemde Tayfur Eryılmaz İzmir konservatuarında okumaktadır,Babam iradesiyle bir tek ilaç kullanmadan alkoli bırakmıştır,alkol krizi geleceğini anladığı an Adaçalın  eteklerine yürüyerek gidip diktikleri ağaçları tek fire vermeden arklar açarak ,belleyerek,şehir şebeke suyunu çıkarttırarak Şimdiki Atatürk ormanını gönüllü büyütmüş ,alkolden bu orman sayesinde kurtulmuş,Atatürk ormanının açılışını Tema Vakfı onursal başkanı sn.Hayrettin Karaca babama yaptırmıştır ,açılışta çekilen fotoğrafları mevcuttur,

13 yıldır bir yudum dahi alkol almadan eski sağlığına tedavi görmeden kavuşmuştur ve şu an Eskişehir  Temada gönüllü olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Benim amacım bilinmeyen sözde şair araştırmacı yazar şahısların kulaktan dolma aldıkları tükülerimizin ağıtlarımızın kağıt üzerinde şiir olarak kalmaması,bilinmeyen gerçek yorumları ile bozulmamış haliyle ,babam yaşarken kaydedilip halkımıza türkü dostlarına kültürümüze yozlaşmamış olarak kazandırılması.

Biraz özümüze gerçek değerlerimize sahip çıkmalıyız,

Biraz uzun oldu,ama bunlar özeti ,saygılar sunarım

Selahattin ERENOGLU

Add comment


Security code
Refresh