Beyaz Emirdağlıların Gri Emirdağlılardan Farkı?

Dünyanın en ücra köşesinde dahi bir Emirdağlı’ya rastlamak hiç de garipsenecek bir durum değil. Gurbete yolculukla başlayan Emirdağlı’nın “Gavur” macerası dünyanın birçok ülkesine kadar yayıldı.

Gittiği ülkenin kültüründen, gelenek ve göreneklerinden etkilenen Emirdağlı zamanla kendi değerlerine yabancılaşmaya başladı. Her ne kadar törelerine dört elle sarılsa da, yıllar sonra memleket hasretiyle döndüğü vatanda “gavurcu”, gurbette “Türk” olarak anıldı. İki arada bir derede bocaladı durdu.

İşte bu kesime mensup olan Emirdağlı’lar “Gri Emirdağlı”lardır. Bir yanda kaybedilmemeye çalışılan gelenek görenekler, bir yanda eskinin değerlerini (Gurbette yabancılaşmaması açısından) çocuklarına öğretme zorunluluğunda yıllarını harcanması, küpe takan oğluyla yaşanan en çetin kuşak çatışması, “Hans”la evlenen kızın evlatlıktan reddedilerek “evlat sevgisini” yüreğinin en derinlerine gömülmesiyle son bulan 50 yıllık bir macera.

Ve memlekete dönüş… Ömrünün bütün birikimiyle, gurbette en çetin işlerde çalışırken “of” çekmesine mani olan “az kaldı, benim de evim olacak” diyerek hayalini kurduğu 2 ya da  3 katlı, olabildiğince gösterişli, rengarenk evin nihayet alınarak, emekliliğin tadını çıkarmayı beklemekle geçen bir ömür. İşte bu “Gri Emirdağ”lılar, asıl Emirdağ’a en büyük hizmeti yapan, milyonlarca döviz aktaran, sülale-akraba tutkunluğu sayesinde yapılan evliliklerle kendinden sonra birçok kişinin daha Belçika başta olmak üzere diğer Avrupa ülkelerine geçişini sağlayarak “Gurbetçi” döngüsünün yok olmamasını sağlayan kesim… Hiçbir zaman “Beyaz Emirdağlı” olamadılar. Çünkü…

Çünkü “Beyaz Emirdağlılar” varken bir başkası “Beyazlar” sınıfına giremez Emirdağ’da. Peki kimdir bu “Beyaz Emirdağlılar”?

Bu kesimi, ilçemizde bulunan belli başlı aileler oluşturur, varlıklı sınıfını teşkil eden bu aileler genelde ticaretle uğraşırlar, babadan oğula geçen varlıkları vardır. Yıllardır ne enflasyondan ne ekonomik krizden etkilenmişlerdir. Bu sınıfın yüzde 25’ini ise “Sonradan Beyazlaşanlar” oluşturur. Çocukluğunda binbir türlü eza ve cefa çekmiş, sonrasın mesleğinde ilerlermiş, para-pul sahibi olmuş kişilerdir. Kaçınılmaz olarak bu kişilerin arkadaş çevresi ve yaşam biçimleri değişir. Hal ve hareketlerinde ise “Bir numara büyük gömlek” giymişçesine bir farklılık gözlenir.

“Beyaz Emirdağlılar” (Para= siyaset demek olduğundan) Emirdağ siyasetinde etkindirler, ya Başkan’ın en yakın arkadaşı olurlar ya da Belediye Meclis’inin “Kadrolu” üyeleri. Varlıklı aile sınıfını oluşturan insanlar kendi aralarında gelip giderler. Zenginler arası misafirlikler, pahalı günler sık sık bir araya gelme bahaneleridir. İlginç olan şu ki ailelerinin ahbaplığı çocuklarına da örnek olduğunda bunların çocukları pahalı arabalarla bir depo benzini bir gecede bitirmek için Emirdağ’ın gezmedik sokak ve caddelerini bırakmazlar. Tabii arabalarının gösterişli ve müzik sesinin çok yüksek olması önemlidir ki dikkat çekebilsinler. Acaba diyorum tabii kendi görüşüm, “Emirdağ’da yapacak başka bir şey yok mu” Varlıklı aile çocukları için… Her zaman aynı yollarda gezmekten kafaları dönmüş olabilir, birilerinin buna çözüm bulması gerekiyor. Mesela yeni seçilecek başkanımıza bu görevi verelim, ralli pisti açsın, ya da çevre kirliliğine neden olduğundan egzozlardan çıkan yoğun miktardaki gaz, elektrikle çalışan araba projesi başlatsın insanlık namına…

Ha unutmadan bu kadar eleştirmek belki ağır gelecek Beyaz Emirdağlıları, iyi yanları da vardır şüphesiz. Mesela yardıma muhtaç çocuklara burs verirler, ihtiyaç sahibi olanlara fitre, zekat verirler, birçok hemşerimize iş kapısı açarlar. Bu Beyaz Emirdağlıların, cenaze merasimleri ve düğün, sünnet, nişan şölenleri hala sebebini anlayamadığım bir şekilde çok kalabalık olur, tanısın tanımasın herkes orada bulunmaya can atar… Bu arada unutmadan “Beyaz Emirdağlılar”ın kazandıkları paraları ilçemizde birkaç tane dükkân açmak haricinde nerede kullandıkları da bilinmez. Aklıma “Emirdağ’da fabrika mı açtılar “ diyesim geliyor. Ama en son 2 hafta önce geldiğim Emirdağ, girişi ve çıkışı ya da başka bir yerinde herhangi bir değişiklik göremedim.

Derken konu “Siyah Emirdağlılara” geldi. Siyah kesim, doğma-büyüme-ölme evrelerinin tamamını Emirdağ’da geçirmiş kişilerden oluşan kesim.

Emirdağlı gençlerin yüzde 70’inin daha lise yıllarında “Büyüyünce ne olacaksın” sorusuna “Gavurcu” olacağım yanıtını verdiğini hala anımsarım. Bu yüzde 70’lik kesimin gerisinde kalan yüzde 30’lar ise şu anda çeşitli üniversitelerde eğitim hayatını tamamlayıp, herhangi bir kamu kuruluşunda çalışanlardan oluşuyor. Tekrar asıl mevzuumuza dönersek, işte bu yüzde 70’lik kesimin “Avrupa Hayali” gerçekleşmeyen kesiminden Emirdağ’da kalanlar, hala Gurbet sevdası ile yaşarlar ama bir yandan da Emirdağ’da yaşamaya devam ederler.

Bazısı işyeri açar, esnaf olur, bazısı özel sektörde çalışır. Bazısı ise Emirdağ’ın sayılı “Efe” adaylarından olurlar. Özellikle diğer Emirdağ’ın sözü geçenleridirler “Siyah Emirdağlılar”.

Onları özellikle okul yollarında beklerken, Emirdağ Meydanı’nda olta atarken, ya da herhangi bir kavgada başrolde görebiliriz. Bırakın Emirdağ’ı, hayatta kendilerinin ve ailelerinin kazanması adına bir şey yapmazlar. Yaşları 30-35’i bulduğunda ise Emirdağ kahvelerinin müdavimleri olurlar. Ergenlik çağına giren nesil için “tek başına 5 kişiyi hal ettiği” dilden dile dolaşır.

Siyah Emirdağlıların, Emirdağ için ne anlama geldiği sadece ilçe sınırları içerisinde efsanedir belki… Yüksekokul öğrencilerine dayak atmadan, ilçemize yeni atanan memurlarına diş geçirmeye çalışmaktan, sık sık hastane ve karakol ziyaretlerinden, başka aklıma olumlu bir yanı gelmiyor.

Son sözüm şu ki, bunlar benim şahsi görüşüm, kusurum varsa affola, her türlü eleştiriye saygı çerçevesinde hazırım…

Bayram ŞEN

Add comment


Security code
Refresh