Tatil mi? Kamp mı?

Bu yıl da çok şükür mübarek üç aylara kavuştuk. Bu bizim için büyük bir nimettir. Çünkü geçen sene aramızda bulunan bir kısım akraba, dost ve ahbaplarımız yoklar. Biz kendilerine ALLAH Teâlâ’dan rahmet diliyoruz. Binaenaleyh, bu nimetin kıymetini bilip, ondan faydalanmamız gerekir.

Bu istifadenin yolu nedir? İşte cevap: Abdullah b. Abbas (ra): Receb ayında Hz. Peygamber (sav) Efendimizin: “Bu, artık orucu bırakmaz” deyinceye kadar çok oruç tuttuğunu, bazen de, “Bu artık oruç tutmaz” deyinceye kadar orucu terk ettiğini, haber vermiştir. Bundan anlaşılıyor ki Hz. Peygamber (sav) Efendimiz, Receb ayında diğer aylara nazaran daha çok oruç tutmuştur.

Ayrıca, Mucibe el-Bahiliyye’nin babası veya amcasından rivayete göre, Hz. Peygamber (sav) Efendimiz, mübarek üç parmağını yumup açarak işaret edip: “Haram, hürmet gösterilmesi gerekli olan aylardan bu kadar, yani üç gün oruç tut ve terket,” buyurmuşlardır. Görülüyor ki Hz. Peygamber (sav) Efendimiz haram aylarda oruç tutmayı teşvik etmişlerdir. Receb ayı da, o haram aylardan birisidir.

Üç aylara nasıl bakalım da bu sezon bizim için kazançlı geçsin derseniz âcizane kanaatimi paylaşmak isterim. Bu sezonu hayatımızda farklı bir program uygulanan bir tatil gibi mi görüyoruz yoksa ileriki sezonda ihtiyaç duyduğumuz formu kazanma amaçlı bir kamp gibi mi düşünüyoruz?

Ya da bir takım arızaları olan aracınızı servise verdiniz diyelim. Burada amacınız nedir? Serviste düzgün çalışsın. Deneme sürüşü iyi geçsin de evde eski gibi arızalı olsun ister misiniz? Yoksa bu düzelme ve iyileşmenin sonuna kadar devam etmesini mi arzu edersiniz?

İşte kendimizi manevi açıdan bir takım arızaları olan bir araç gibi düşünün ve bu ayları da bizim arızalarımızın tamir edildiği yaratıcının genel bakım servis günleri kabul edelim. Yani hayatımızda aslında yapmamız gerektiği halde çeşitli nedenlerle ihmal ettiğimiz eksiklerimizi tespit edip bunların tamamlanması için bir fırsat olarak bakalım.

Hatta cesur bir adım daha atıp bu dönemde elde edilen kazanımlarımızı bayramdan sonra da / hayat boyu sürdürme azmini ortaya koyabilirsek işte o zaman bu dönemi gerçekten kazançlı olarak geçirdik demektir.

Hatta büyük bir zat kendisine “Ramazan orucunun kabul edildiğini anlayabileceğimiz bir işaret var mı?” diye sormuş. Verdiği cevap manidar: Ramazan ayından önceki hayatın ile ramazan ayından sonraki hayatın arasında manevi açıdan bir fark var mı bunu ölçmeye çalış buyurmuş.

Bakalım bizim hayatımızda bir değişim olacak mı? Ya da nasıl ve ne kadar bir değişim olacak? Var mısın bir mukayese yapmaya… İşte hepimiz için gayet net ve pratik bir ölçü… Haydi, kolay gelsin…

Bu duygularla üç ayların ve Regaib Kandili’nin hepimiz için bahse konu değişim ve dönüşüm adına başlama fırsatı olması en kalbi dileğimdir. Allah’a emanet olunuz…

Fahri UÇAK

Add comment


Security code
Refresh