Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan

Değerli Kardeşlerim,

İnşaallah Perşembe günü akşamı ilk Terâvîh Namazını Kılacağız. Sahûrumuz yapıp,ilk orucumuzu Cum’a günü tutacağız.

Üç ayların sonuncusu olan Ramazân, on bir ayın sultanı olarak anılır ve ayların en faziletlisidir.Zira bu ayda Kuran-ı Kerîm nazil olmaya başlamış ve a oruç tutmak farz kılınmıştır.

Ramazân kelimesi kızgın taş manasına gelen ramid kelimesinden türemiştir. Nasıl ki kızgın taş etrafındakini yakıp yok ederse,Ramazân  ayı da kulların günahlarını yakıp,mahvettiği  için bu aya bu ismin verildiğini söyleyenler olmuştur.

      Bazıları ise Ramazân kelimesinin yağan yağmur manasına gelen ramid kelimesinden türetildiğini ve nasıl ki yağmurun yağması neticesinde yeryüzünün temizlenmesi gibi Ramazân ayında da günahların temizlenmesi sebebiyle bu aya bu ismin verildiğini söylemişlerdir.

        Oruç:Ramazân ayı boyunca,ibâdet niyetiyle tan yerinin ağarmasından güneşin batışına kadar yemek, içmek ve cinsi arzulardan uzaklaşmaktan ibaret bir ibadettir.

          Yüce  Allah şöyle buyurmuştur:

 "Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Ola ki korunup sakınırsınız."

     “Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.”

      “Ramazân ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden Ramazân ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.”

                                                                                      Bakara Sûresi,183-185.Âyetler

    Oruç, nefsi terbiye ederek iradeyi güçlendirir ve böylece insanda kötü alışkanlıklara karşı Direnme gücünü artırır.

     Oruç, ruhu kötülüklerden arındıran, sevgi, şefkat ve merhamet duygularını geliştiren bir ahlak ve davranış eğitimidir.

     Ayrıca orucun insan sağlığı bakımından da çok yararlı olduğu bilinen bir gerçektir. Bu husus tıbben de ispatlanmıştır.

 

     Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur. "Oruç tutunuz, sıhhat bulursunuz."

      Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed’in(s.a.v.)Oruçla ilgili  hadîslerinden  Bazıları:

     “Muhammed’in (s.a.v.) nefsi elinde olan Allah’a yemin olsun ki, oruçlunun ağzının kokusu Allah katında misk ü amberden daha hoş ve daha güzeldir.”

          ( Buhârî, Sahîh, Savm, 9; Müslim, Sahîh, Siyâm 164; Ebû Dâvûd, Sünen, Savm 25)

     “Oruçlular nerede diye nida edilecek mahşerde ! Hepsi kalkarlar ve iste Cennet’in  Reyyân adlı  kapısından içeri alınırlar; Oruç tutanlardan başkası alınmaz

          (Buhâri, Sahih, Savm, 9; Müslim, Sahih, Siyam 166; Nesai, Sünen, Siyâm 43) 

  “Kim inanarak ve mükâfatını Yüce Allah’tan umarak oruç tutarsa, geçmis günahları affolunur.

          (Buhâri, Sahîh, Îmân, 28; Müslim, Sahîh, Siyâm 3; Ebû Dâvûd, Sünen, Ramazân,1)

     “Oruç ve Kur’ân,mahşer gününde şefaat edeceklerdir.”

        (Ahmed bin Hanbel, Müsned, 2/174)

     “Kim mazeretsiz ve hasta olmaksızın  Ramazân’dan bir günün orucunu yerse, bütün bir ömür boyu oruç tutsa o Ramazân orucunu ödemiş olamaz.

         (Tirmizî, Sünen, Savm, 27; Ebû Dâvûd, Sünen, Savm, 38; Ibn Mâce, Sünen, Siyâm 14)

       "Ey Ka'b İbnu Ucre, seni, benden sonra gelecek ümeraya karşı Allah'a sığındırırım. Kim onların kapılarına gider ve onları, yalanlarında tasdik eder, zulümlerinde onlara yardımcı olursa, o benden değildir, ben de ondan değilim; âhirette havz-ı kevserin başında yanıma da gelemez. Kim onların kapısına gitmez, yalanlarında onları tasdik etmez, zulümlerinde yardımcı olmazsa o bendendir, ben de ondanım; o kimse, havzın başında yanıma gelecektir. Ey Ka'b İbnu Ucre! Namaz bürhandır.Oruç, sağlam bir kalkandır. Sadaka hataları söndürür, tıpkı suyun ateşi söndürdüğü gibi. Ey Ka'b İbnu Ucre ! Haramla biten bir ete mutlaka ateş gerekir. "

                                                                                   Tirmizî, Salât 433. (614); Nesâî, Bey'ât 35, 36, (7,160)

     Hz. Ebû Hureyre anlatıyor: "Rasûlullah( s.a.v.) buyurdular ki: "Âdemoğlunun her ameli katlanır. (Zira Cenâb-ı Hakk'ın bu husustaki sünneti şudur:) Hayır ameller en az on misliyle yazılır, bu yedi yüz misline kadar çıkar. Allah Teâla Hazretleri (Bir Hadis-i Kudsî’de) şöyle buyurmuştur:“Oruç,bu kâideden hâriçtir. Çünkü o sırf benim içindir, ben de onu (dilediğim gibi) mükâfaatlandıracağım. Kulum benim için şehvetini, yiyeceğini terk etti.”

                                                                               (Buhâri, Sahîh, Savm, 9; Müslim, Sahîh, Siyâm,164)

         "Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku (halüf), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.''

 

    Bir rivayette de şöyle buyrulmuştur:“Oruç,perdedir. Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!'' desin (ve ona bulaşmasın).''

   (Buhârî, Savm 2, 9, Libas 78; Müslim, Sıyâm 164 (1151); Muvatta, Sıyâm 58, (1, 310); Ebû Dâvud, Savm 25 (2363); Tirmizî, Savm 55, (764); Nesâi, Sıyâm 41, (2, 160-161); İbnu Mâce, Sıyâm 1, (1638), Edeb 58, (3823).

      Ebû Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: "Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.''

                                                                                                                              Timizî, Cihâd 3, (1624)

Ebu Ümâme anlatıyor: "Ey Allah'ın Rasûlü dedim, bana öyle bir amel emret ki (yaptığım takdirde) Allah beni mükâfaatlandırsın.'' "Sana dedi, orucu tavsiye ederim, zira onun bir eşi yoktur.'' 

                                                                                                                             (Nesâi, Sıyam 43, (4, 165)

Sehl bin Sa'd anlatıyor: "Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: "Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez."

   (Buhârî, Savm 4, Bed'ü'l- Halk 9; Müslim, Sıyâm 166, (1152); Nesâi, Sıyam 43, (4, 168); Tirmizî, Savm 55, (765)

     Timizî'nin rivayetinde şu ziyâde var: "Oraya kim girerse ebediyyen susamaz.''

Ebû Hureyre anlatıyor: "Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki: "Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun seyabından hiçbir eksilme olmaz.''

                                                                                      Tirmizî, Savm 82, (807); İbnu Mâce, Sıyâm 45, (1746)

 

     Ebû Hureyre anlatıyor: "Rasû) lullah (s.a.v.buyurdular ki: "Ramazân ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır,

cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur."

                                            (Buhârî, Savm 5, Bed'ü'l-Halk 11, Müslim, Sıyâm 2, (1079); Nesâi, Sıyâm 5, (4, 129)

 

     Nesâî 'nin bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Bir münâdi, her gece şöyle nida edip bağırır: "Ey hayır isteyen, gel! Ey şer isteyen kendini şerden tut!''

                                                                                                   Nesâi, Savm 5, (4, 130)

 

 

       Ashâb-ı Kirâm’dan Ubâde İbnu’s-Sâmit  şöyle demiştir: “ Ramazân ayının geldiği günlerden birinde Resulullah (sav) şöyle buyurdular: “Size Ramazân geldi. O bir bereket ayıdır; O ayda Allah sizi zengin edecek: Rahmetini indirecek, hataları temizleyip dûâlara cevap verecek. Allah sizin yarışınıza bakıp sizinle meleklerine övünecek. O halde içinizdeki hayır arzularını Allah’a gösterin. Bedbaht; bu ayda Allahu Teâlâ’nın rahmetinden mahrûm kalandır.”

    Ramazân ile ilgili yapılan şu güzel yorumu dikkatle okuyup,tefekkür edelim.

*Dindar olmasan da güzeldir Ramazân.

*Iskalanmaması,tadına varılması gereken çok özel bir dönemdir.

*Ramazân;sıcak pide kuyruğundaki sabırsız bekleyiştir.

*Posta kutunda davulcuların fotoğraflı ilan savaşları;

*Elinde tokmak, kapına dayanmış bıyıklıdır.

*Eski günlerdir;anneannendir, dedendir,

*Oradan oraya koşturan aç annendir.

*Gün doğumuna yakın; uykulu gözlerle içtiğin çay,

*Televizyondaki Türk filmi, radyodaki türküler ve oyun havalarıdır.

*Gün batımına yakın; mutfaktan gelen mis gibi kokular,

*Tertemiz masanın üzerindeki zeytin tabağı, beklediğin ezândır.

*Alış veriş sonrası verilmiş imsâkiye,

*Abur cubura uzun aradır.

*Minârelerdeki renkli floresanlar,

*Akşam sokakta atılan volta,

…………………………………….

*Yetişilememiş bir iftâr, uyanılamamış bir sahûr,

*Erken kopartılmış bir lokma ekmektir kimi zaman.

*Bir ortaklık duygusudur Ramazân.

*Yalnız, yapayalnız olmadığının duygusudur.

*Hep birlikteliktir.

*Acıya, sıkıntıya beraber katlanma,ödülünü de beraber paylaşmadır.

 

*Çevrende onca gönüllü aç kalmış insan varken:“Sizinleyim – Ben de yemiyorum!”  dur.

     Ramazân’a sağlık ,âfiyet içinde ulaşan hepimize Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedi’nin-Nebiyyi’l-l Ümmiyyî ve alâ âlihi ve sahbihi ve sellim demeyi Yüce Allah tekrâr nasip etti.

     Ancak şunu da ifâde etmeden geçemeyeceğim. Geçen yıl Ramazân’a ulaşıp,oruçlarını tutan kardeşlerimizden bazıları maalesef bu mübârek günlere ulaşamadı.Onları da rahmetle  anıyoruz.Bununla birlikte belki idrâk ettiğimiz son Ramazân ayı olabilir düşüncesiyle oruçlarımızı şuurlu bir şekilde tutmaya özen göstermeli ve âile içindeki ve  etrâfımızdaki insanlara şefkât ve merhametle muâmele ederek ,fakîri,yoksulu, öksüzü,yetimi de gözeterek Ramazân ayını idrâk etmeliyiz.

Onbir ayın sultanı,

Kıymetlidir her ânı,

Süslersin şu cihânı,

Hoş Geldin yâ Ramazân!

Gökyüzünün melekleri,

Devrân eder felekleri ,

Bu ayda ikrâm edenin,

Zâyi’ olmaz emekleri.

Hakk’ın bize ihsânısın,

Hem ayların sultânısın,

Sen bir saadet kânısın

Ey Mâh-ı Sultân Merhaba

 

Kavuştuk Ramazân’a,

Hem de büyük ihsâna,

Bu ayda oruç tutmak,

Huzur verir insâna.

 

İslâm Âleminin  daha nice Ramazânlara sağlık,sıhhat,âfiyet içinde kavuşmasını Yüce Allah’tan niyâz ediyor.Hayırlı Ramazânlar diliyorum.

 

            Dr.Erdoğan KÖYCÜ

 

  ( Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti )

Add comment


Security code
Refresh