Bayramlar Ve Çocukluğumuz

Bayramlarımız vardı bizim eskiden gelmesini iple çektiğimiz, Adaçalın eteğindeki su deposunun kenarındaki Topçu izzet amcanın Son Ramazan topunu patlattığında minarelerin ışıkları da yanardı. Güdüllerin tepeden  eve kadar bir çırpıda koşup  iftarımızı açar,Bayram için son temizliklerimizi yapmak için şehir hamamının yolunu tutardık.Sabah ezanını iple çekerdik, Bayram namazına gitmek için.Yokluğun yoksulluğun  yaşandığı ama geleceğe umutla bakılan ,adet ve törelerin taviz verilmeden yaşandığı;büyüklere saygı,küçüklere ve yoksullara sevgi ve şefkatin bir görünmez el gibi uzandığı bereketli bayramları yaşamaya can atardık.

 

Arefe günleri geçmişimizin yad edildiği mezarlık ziyaretleri, bayrama gideceğimiz evlerde bizlere ikram edilecekleri zamanı  bekleyen çeşit çeşit elvan şekerlerinin yanı sıra cicili kağıtlara sarılmış çukulatalı şekerler uzun çarşıda kurulan bayram tezğahlarında yerlerini çoktan almışlardı bile.

 

Alışverişlerde hep Bayramlar beklenirdi .Temiz ve yeni elbiselerin yanı sıra cilalı iskarpinlerle tanışma zamanıydı bayramlar.Yörük lastiklerinin yüzüne bakılmazdı  artık bir hafta.

 

Toplanacak harçlıklarla yapılacaklar zaten kararlaştırılmıştı çoktan mahalleli arkadaşlarla;önce mahalle bakkalından bir kutu mantar tabancası ile mantar ve çıtırpıtır,ardından uzunçarşıda  taka yener’in üç tekerlekli bisikletleri ile tur atmak,pamuk helvası,macun almak,renk renk plastik toplar arasından takımımızın rengine uygun top alıp çayderesinin kenarındaki top sahasında yeni ıskarpinlerle top oynamanın zevkine varmak;paramız artarsa birde şınğırdaklı rüzğargülü bizleri gelecek Bayrama kadar avutmaya yeterdi artık.

 

Bayramlar yine aynı Bayramlar  bizler büyüdükçe dünyamızla beraber bizler değiştik. Eski bayramları özlemekle beraber;yeni nesillere Bayramlarımızı ve törelerimizi unutturmamak dileklerimle Bayramınız Kutlu olsun.

 

 

 

Şükrü SAĞLAM

Add comment