Vuslat Aşkın Miladı Değil Cellâdıymış…

Anladım… Adını bilmediğim denizlerin sığ limanlarına demirlediğimde; cemreler düşen yüreğimi beynimi…
Anladım… Kaderime bulaşan gecenin rengini birkaç damla hayat suyu ile temizlediğimde; deli gibi ıslık çalan meltemleri…
Anladım… Yıldızların gecesini terk edip ihanet ettiği bulutlu soğuk kış gecelerinde; tüm tembelliğime rağmen koşuşturan telaşlı ayaklarımı…
Anladım… Pervane aşkından ateşe atladığında; çoktandır göğüs kafesimi sıkıştıran merkez üssü yürek olan bu depremi…

Anladım ve kahrolası bir telaşla tanımadığım uzak denizler gezdim, dalgalara fırtınayı sordum ve kayboldum o fırtınada… Sonra yoruldum, durdum… Telaşsız sohbetler, uzun kahve molaları tıpkı rüzgardan bir kuytuya sığınmış gibi durdum…

Ansızın, umulmadık ama sanki her an beklediğim bir şey bulacakmış gibi mütemadi bir arzuyla koştum… Sonra birine bağlandım… Bekledim… Necip Fazıl gibi, hastanın sabahı beklediği, şeytanın günahı beklediği gibi…

Anlamadım… O, sesi kulağımdan ayrılmayan, her mevsimi bahar yapan, her romanda kahraman her şarkıda anlatılanken;  vuslatın tatsız çabalarını…
Anlamadım… Onsuz denizler ıssız, geceler yıldızsız, şehirler öksüzken, özlem ayak parmaklarımdan hırsla beynime kalbime yayılırken; vuslatın arsız ve mütemadi bir istekle zorlamalarını…    
Anlamadım… Aşk gurur önünde hep galip gelirken, amansızca aşkımızı, birbirimizi tüketirken, her hayal kırıklığının kahredici üzüntüsünü silerken belleğimden, kalbimden; vuslatın amacını…

Eros tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığında aşk bir sabun köpüğü gibi dağılıp uçuverdi avuçlarımızda… Yüzünü bile görmediği sevdalısı için dağları delen Ferhat Şirin’ e bakmaz oldu… Mecnun’ unu görmek için yıllarca pencerede bekleyen Leyla Mecnun’ u kafaya takmaz oldu…

Anladım… Her aşkta kendini aradığından, her sevda da bir benzerini bulur insan…
Anladım… Sonunda kendinden de sıkılırmış insan… Gün gelir terk edebilirmiş en sevdiklerini…
Anladım… Bıçak sırtı bir hayatı yaşıyoruz… İki yanında aşk uçurumu, en keskin yerinde yalnızlık…

Anladım… Aşk tek kişilik bir masalmış…
Anladım… Aşk sabırmış ama tahammül değil…     
Anladım… Vuslat aşkın miladı değil cellâdıymış…

Add comment