Avrupaya Ne Oluyor

Ömer Özkan Avrupa Birliği (AB) ekonomik durgunluğu aşamıyor. Avrupa’nın büyük sermayesi Asya’ya kaçtı. Üç vardiya çalışan, on-on beş bin işçi çalıştıran devasa işyerleri kapandı. Öte yandan teknolojik gelişim dünyada, özellikle de Avrupa coğrafyasında baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Bu iki gelişme Avrupa’da işsizliği, işsizlik de orta sınıfların çöküşünü tetikledi.  On yılı aşıyor ki, AB ülkeleri ekonomik durgunluğun (resesyonun) üstesinden gelemedi.
Almanya, İngiltere ve Fransa Avrupa’nın üçlü sacayağıdır. Fakat bu üç zenginin üçü de bunalımda. Almanya’da siyasi kriz derinleşiyor. Hükümeti neredeyse bir yılda zor kurdular. Şimdi Merkel siyaseti bırakacak. Merkel’den başka Almanya’yı toparlayacak karizmatik bir lider yok. Bakalım ne olacak demeye gerek yok. Çünkü Almanya’da derin krizler kapıdadır. İngiltere’de ise, durum daha da içler acısı.Bu ülkenin sadece dış borcu, yıllık milli gelirinin dört katıdır. Borç taksitleri Birleşik Krallıkta huzursuzluğu yükseltiyor. İskoçya neredeyse kopma noktasına geldi. Daha da önemlisi; ülkeAB’den ayrıldı. Gelelim Fransa’ya… bizlerFransa… Fransa derken, bir de baktık, orada da sağ ve sol guruplar, anarşistler,vandallar, bedavadan geçinmek isteyen lümpen serseriler Şanzalize’yi ateşe verdi. Yunanistan, İtalya, İspanya vb… gibi ülkelerdeki kaosa hiç değinmeyelim. Toparlarsak; Avrupa kaynıyor. Peki… medeni Avrupa’ya ne oluyor? Avrupa nereye gidiyor?
AB’de kargaşanın temel nedeni nedir? Daha düne kadar Batı Avrupa, dünyanın en gelişmiş coğrafyası değil miydi? Daha düne kadar dünyanın gözü Avrupa’da değil miydi? Herkes Avrupa’ya imrenmiyor muydu? Bütün ülkeler Avrupa teknolojisini, Avrupa demokrasisini ithal etme yarışına girmediler mi? Peki… bugün ne oluyor da Avrupa dökülüyor?
“Euroya geçilmesi, 28 devletin birleşmesizaten yanlıştı. Eninde sonunda AB dağılacaktır”türünden teoriler üretiyorlar. Kargaşa, huzursuzluk, işsizlik, ekonomik daralma vs… vs…  buz dağının su üstündeki görülen kısmıdır. Asıl sorun; su altında kalan gövdenin hastalıklarıdır.Gemi yara aldı. Yani o muhteşem Titanic batıyor. Tarih şu gerçeği açıkça kanıtlıyor ki; batı demokrasisimisyonunu tamamlamıştır. Bizim komünistlerin, Kemalistlerin, batıcıların anlamadığı ya da anlamak istemedikleribudur. Medeniyet doğuya kaymaktadır.
AB Ülkelerinde gümrük vergi ve yasakları, sermayenin ve mal dolaşımının önündeki tüm engeller kalktı.Sınırlar silikleşti. Bayraklar tekleşti, paralar tekleşti, ortak parlamento, herkesi bağlayan ortak insan hakları mahkemesi, ortak merkez bankası kuruldu. Yani, alt yapıdaki ekonomik dinamikler bir hayli yol aldı. Bunun adı; entegrasyondur. Alt ekonomik yapı entegre oldu ama, ulus devlet ve kurumları hala dimdik ayaktadır. Aslında Brüksel’deki “Ortak Parlamento” ekonomik yaşamdaki bu gelişimle örtüşen yeni yönetim modelleri yaratmalıydı. Yeni hukuksal düzenlemeler devreye girmeliydi.  İşte… ekonomik yapıyla toplumsal yapı arasındaki bu “çelişki” günümüz Avrupa’sının temel açmazıdır. Baş çelişkisidir. AB Yönetimi hala ABD’ye, NATO’ya yaslanıyor. 28 Devlet hala ayrı ayrı ordu besliyor. Silahlanmaya oluk oluk para akıtıyor. Bilmiyorum Avrupa haritasında kim kimle savaşacak ya da AB’ne kim saldıracak? Hala “Avrupa’nın güvenliği”nden söz ediyorlar, hala kaynakları, yaratılan zenginlikleri silah fabrikatörlerinin kasalarına akıtıyorlar. Bu politikalarla ekonomik durgunluk elbette aşılamaz. Böylesine dev bir coğrafyada elbette işsizlik önlenemez, halkların refah düzeyi yükseltilemez.
Kapitalizm aşılmıştır.Bilgi devreye giriyor ve bilgi dinamikleri kendisiyle örtüşen yeni devlet modellerini zorluyor. Ulus devlet ve kurumları “yerinden yönetimlere” dönüşmelidir. Şimdilik çapulcular arabaları ateşe veriyor, mağazaları yağmalıyor. Daha yolun başındayız. Bundan sonra bu videoları sık sık seyredeceğiz. AB Gümrük duvarlarını yeniden inşa edemez. Kapalı ekonomiye, korumacı ekonomiye tekrar geri dönemez. Zaten tarih geriye dönüşü affetmez. Avrupa’nın kurtuluşu tekleşmek, tek devlete dönüşümü hızla gerçekleştirmektir. Sorun budur!
Fransa’daki küçük burjuva fırsatçıların terörü kalıcı değildir. Bu vandalizm1968 Hareketi gibi giderek dalga dalga yayılmaz. Ama küme devlete geçiş savsaklandıkça kaos derinleşecektir. Kargaşa yükseldikçe yığınlar yeni mücadele yöntemleri bulacaktır.
 Ömer Özkan

Add comment


Security code
Refresh