Rızkı Veren Allahtır

rızık

Cenab-ı Hakk yarattığı her canlıya bir ömür tayin etmiş ve bu ömür boyunca tüketeceği rızkı da takdir buyurmuştur. En acizinden en kudretlisine kadar her canlı ancak ve ancak Yaratanın kendileri için takdir buyurduğu rızkı yiyebilir. Hiç kimse bir başkasının rızkını yiyemeyeceği gibi başka birileri de onun rızkını yiyemez. Yüce Rabbimiz bu gerçeği bizlere şöyle bildirmektedir:”Yeryüzünde kımıldayan hiçbir canlı yoktur ki onun rızkı Allah’a ait olmasın…”(1)

İnsan dünyada bulunduğu müddetçe maddi-manevi ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Bu ihtiyaçlarını elde edebileceği imkanlar da Allah tarafından kendisine verilmiştir. İnsan kendisine sunulan bu imkanlardan faydalanırken iki şeye dikkat etmelidir. Birincisi: Allah’ın teminatı altında olan rızkını meşru yollardan kazanmalı. İkincisi: Sadece helal ve temiz olanlar nimetlerden faydalanmalıdır. Çünkü her şeyi yaratan Allah: “Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah’a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temiz olanlarından yiyin ve Allah’a şükredin”(2) buyurarak bu önemli noktaya dikkat çekmektedir.

Rızık meselesi o kadar endişe edilecek bir husus değildir. Allah her canlının rızkını tam ve zamanında vermeyi taahhüt altına almıştır.(3)

İnsana düşen vazife Allah için çalışıp rızkı Allah’tan beklemektir. Ben çalıştım ben kazandım demek, Allah’a karşı yapılmış büyük bir saygısızlıktır. Çalışmak rızkın ona ulaşması için bir sebeptir. İnsanı yaratan da çalışacak gücü-kuvveti, aklı-mantığı kendisine veren de Allah’tır. Allah insanların rızkını tayin ederken ona ulaştıracak sebeplerle birlikte takdir eder. Yani Allah bir insana bir şeyi nasip etmişse o şeyi ona ulaştıracak vesileleri de yaratır ve onu ona ulaştırır.

Çalışmak rızkı elde etmek için şarttır. Fakat herkes çalışması, güç ve kuvveti oranında rızık elde edemeyebilir. İnsanın gücünün artması oranında rızkını elde etmesi zorlaşır. Mesela bir bebek anne karnında iken acizliği sebebiyle ağzını bile kıpırdatmadan Allah ona ihtiyacı olan her şeyi verir. Dünyaya gelip bir derece güç elde etmesiyle onun için en mükemmel ve hazmı en kolay olan anne sütünü emmesi için ağzını hareket ettirmesi gerekir. Belli bir müddet sonra anne sütü de biter ve artık yediği şeyleri çiğnemesi gerekir. Kendi rızkını kazanacak olgunluğa erişince ise artık rızkı ayağına gelmez. Onu elde etmesi için çalışması gerekir. Bu durum bize açıkça gösteriyor ki rızkı veren Allah’tır. Hutbemi bir ayet mealiyle bitiriyorum: “Ey insanlar! Allah’ın üzerinizdeki nimetlerini hatırlayın: Düşünün: göklerden ve yerden sizi rızıklandıran Allah’tan başka bir yaratıcı mı var? Ondan başka tanrı yoktur. Böyle iken nasıl oluyor da (imandan inkâra) çevriliyorsunuz?”(4)

 

(1) Hud, 6

(2) Bakara, 172

(3) Zariyat, 58

(4) Fatır, 3.

Add comment


Security code
Refresh