İslamda Yaralama ve Adam Öldürme Haramdır

Adam öldürme

Sonsuz güç ve kudret sahibi olan Yüce Allah, İnsanı en güzel bir şekilde yaratmış, şan ve şeref sahibi kılmış ve sayamayacağımız nice nimetleri insanoğlunun emrine vermiştir.

 

Rabbimizin bu kadar değer verdiği insanoğlu, yaratılış gayesine uygun olarak hareket ederse, dünya sorunsuzca yaşanılabilecek bir mekan haline gelecektir. Müslüman hiçbir zaman kinin, nefretin ve kabalığın timsali olamaz. Bulunduğu toplulukta kimseye zarar veremeyeceği gibi, başka birinin canına kıyması ise asla düşünülemez. Müslüman bilir ki Allah’ın emanet olarak verdiği bu canı alacak olan da yine O’dur.

 

Cenab-ı Hakk hutbemin başında okumuş olduğum ayet-i kerime’de mealen: “Kim katil olmayan ve yeryüzünde fesat çıkarmayan bir kişiyi (haksız yere) öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa sanki bütün insanların hayatını kurtarmış olur”(1) buyurmaktadır. Hiçbir kimse gerekçesi ne olursa olsun bir kişiyi öldüremez ve kanaatlerine göre hüküm veremez. İnsanları suçlarından dolayı ancak otoriteyi elinde bulunduran devlet cezalandırabilir.

 

Dinimiz kan davasını, intihar etmeyi, töre adına insan öldürmeyi haram kılmış ve büyük günah saymıştır. Peygamber Efendimiz (sav) Veda Hutbesinde:

 

“Şüphesiz bu gün, bu ay ve bu belde nasıl mukaddes ise, canlarınız, mallarınız ve ırzlarınız da öyle mukaddestir. Her türlü tecavüzden korunmuştur.”(2) buyurarak 14 asır önce insanın can, mal ve namus dokunulmazlığını bütün dünyaya ilan etmiştir.

 

Dinimiz de kişilerin can güvenliğinin sağlanması konusunda birtakım tedbirler almıştır. Hataen bile olsa bir hayata son vermenin ‘diyet’ ve ‘keffaret’ gibi cezaları vardır. Kasten cana kıyanların cezasının ise Yüce Allah Bakara Suresi’nin 178 ve 179. ayetlerinde ‘ölüm’ olduğunu bildirmektedir.

 

Bir ayet-i kerimede: “Kim bir mümini kasden öldürürse cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır”(3) buyuran Rabbimizin bu önemli ikazını hiç aklımızdan çıkarmayalım. Yaratılmışların en şefkatlisi ve en merhametlisi olan Sevgili Peygamberimizin (sav) kendisine her türlü işkencenin reva görüldüğü Mekke’ye girince kendisine zulmedenler de dahil herkesi affettiğini unutmayalım. Bizler de Peygamber Efendimiz’i örnek alalım ve “İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez”(4) hadisini kendimize rehber edelim.

 

 

(1) Maide, 5/32

 

(2) Buhari, İlim, 37

 

(3) Nisa, 4/93

 

(4) Riyazu’s-Salihin, 1/272

 

Add comment