İslam'ın Çevre Tanzimine Verdiği Önem

 وَالسَّمَاء رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْمِيزَانَ {} أَلَّا تَطْغَوْا فِي الْمِيزَانِ  

Değerli Mü'minlerYüce Allah, Kâinattaki her şeyi belli bir ölçüye göre yaratmıştır. Göklere ve yeryüzüne baktığımız zaman yaratılıştaki mükemmel denge ve ölçüyü, varlıklar arasında bir ahengin olduğunu görürüz. Yüce Rabbimiz Rahman suresinde: "Göğü Allah yükseltti ve mizanı (dengeyi) O koydu. Sakın bu dengeyi bozmayın"(1) buyurarak Kâinattaki tabii ve ekolojik dengenin varlığına dikkatimizi çekerek bu dengeyi korumamızı emreder.  Bu ilahi ikaza dikkat edilmezse söz konusu denge bozularak çevre şartları yaşamaya elverişli olmaktan çıkar. Nitekim günümüzde insanların yaptığı birtakım yanlışlardan dolayı çevrede bozulmalar baş göstermiştir.    Sanayi atıklarının bilinçsizce nehir ve denizlere atılması, ormanların ölçüsüzce kesilmesi veya yangınlarla yok edilmesi ekolojik dengeyi bozmuş, aynı zamanda çevre kirliliğine sebep olmuştur. 

Muhterem MüslümanlarSevgili Peygamberimiz çevre koruması ile ilgili de bizlere en güzel örnek olmuştur. Hz. Peygamber Kabenin çevresini ve Medine civarını "Harem" bölge kabul ederek, harem sınırları içinde her çeşit bitkiyi koparmayı ve hayvanları öldürmeyi yasaklamıştır.

Günümüzdeki mili park uygulamalarını hatırlatan bu faaliyetler Efendimizin çevre korumasına verdiği önemi göstermektedir.

 Muhterem Müslümanlar“Bizim sizi boşuna yarattığımızı, Bizim huzurumuza dönüp hesap vermeyeceğinizi mi sandınız?”(2) ayeti açıkça gösteriyor ki, ilahi sorumluluktan kurtulmak ve Allah’ın huzurunda hesap vermekten kaçmak hiç kimse için mümkün değildir. Öyleyse Yüce Allah’ın havasıyla, suyuyla, yemyeşil ormanlarıyla, masmavi denizleriyle bizlere emanet ettiği bu cennet vatanı yaşanmaz hale getirmeyelim. Tertemiz bir ortamda sağlıklı ve mutlu bir hayat geçirelim.   Unutmayalım ki,   bu nimetlerden bizim kadar bizden sonraki nesillerin de yararlanmaya hakkı vardır. O halde bu nimetleri korumak ve temiz bir şekilde bizden sonraki nesillere aktarmak da milli ve dini bir görevimizdir. Hutbeme bir ayet meali ile son veriyorum: “İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu. Doğru yola dönme fırsatı vermek için, Allah, yaptıklarının bazı kötü neticelerini onlara tattırır.”(3)

 

Add comment