Ramazan Ayının Fazileti

11 Ayın SultanıRamazan Ayı

Ezelden ebede doğru uzanan zaman içinde her insan gibi Müslüman da bir yolcudur. Ömür adı verilen bu yolculukta, insan birçok Ramazanlara ulaşıyor, birçok Ramazanları geride bırakıyor ve birçoğuna da ulaşamadan ömür kilometresi doluyor, dünya yolculuğu bitiveriyor.

 

Allah’a sonsuz hamd-ü senâlar olsun ki, dünya yolculuğumuz bitmeden bu sene de mânevi feyiz ve bereketlerle dolu olan mübarek Ramazan ayına ulaşmış bulunuyoruz. Bu sebeple feyizli ve bereketli günleri içine girdiğimiz bu Ramazan ayını en iyi şekilde değerlendirmeye gayret göstermeli ve hayatımızın son Ramazan’ı olabileceği gerçeğini göz ardı etmemeliyiz.

 

İlahi rahmetin ve mağfiretin oluk oluk aktığı Rabbimizin Kur’an’da, Peygamber Efendimizin (sav) ise hadislerinde meth-ü sena ettiği bu mübarek ayı gaflet ve dalgınlık içinde geçirmeyelim. Rabbimiz bir ayet-i kerimede mealen şöyle buyurmaktadır: “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun.”(1)

 

Müslüman Allah’a kulluk ettiği ve o’na yaklaştığı ölçüde yükselir. O’na isyan ettiği müddetçe alçalır. Kulu, Allah’a bağlayıp yükselten ibadetlerden biri de hiç şüphesiz oruçtur. Bir kutsi hadiste Hz. Allah (cc) “Oruç benim içindir ve onun mükâfatını ben veririm”(2) buyuruyor.  O halde, cennet kapılarının açıldığı, cehennem kapılarının kapandığı ve şeytanların zincire vurulduğu bu ayda oruç tutmak suretiyle nefsin arzu ve isteklerini kontrol altına almalıyız.

 

Rahmet ve mağfiret ayı olan bu mübarek Ramazan ayının kadrini ve kıymetini bilelim, oruç, sahur, iftar ve teravih ile süslediğimiz hayat bahçemizi, boş ve kötü sözden, kin, haset gibi çirkin düşüncelerden uzak tutarak bu ayın feyiz ve bereketinden istifade etmiş olalım. Tüm cemaatimizin Ramazan ayını kutlar, hayırlara vesile olmasını temenni ederim.

 

(1) Bakara, 2/185

 

(2) Et Tâc, c.2, s.46

 

Add comment