Bayram Hutbesi

Ramaszan Bayramı

Bayramlar yüce duyguların coştuğu, sevgi ve saygı hislerinin mü'minler arasında alabildiğine canlandığı güzel günlerden biridir. Bayram insanları kaynaştırıp bir araya getiren en güzel vesilelerden biridir. Öyle ki, bayramda şahlanan yardımlaşma ve hediyeleşme ruhu yalnızca hayatta olanlara bağlı kalmaz, dünyadan gidip kabirlerinde bir Fatiha bekleyenlere kadar uzanır. Onların bu dileğini yerine getirmek için mü'minler bayramda kabirleri ziyaret ederler; ruhlarına Kuran’lar, Fatihalar ve dualar okuyarak onları da sevindirirler.

Ramazan Bayramının ise mü'minler arasında ayrı bir yeri vardır. Çünkü bu bayram, her gün tutulan orucun iftar vaktindeki sevinci gibi, tutulan bir aylık orucun toplu bir iftar sevincini ifade eder. Bir ay boyunca, özellikle sıcak ve uzun günlerde nefislerine oruç tutturan mü'minler, sabır imtihanını vererek manevi sorumluluktan kurtulmanın sevincini Ramazan Bayramında yaşama imkânına kavuşurlar.

Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur. Ramazan Bayramı sabahı melekler yollara dökülür ve şöyle seslenirler: “Ey Müslümanlar topluluğu! Keremi bol olan Rabbinizin rahmetine koşunuz. O, bol iyilik ve ihsanda bulunur. Sonra onlara bol bol mükâfatlar verilir. Siz gece ibadet etmekle emrolundunuz ve emri yerine getirdiniz. Gündüz oruç tutmakla emrolundunuz, orucu tuttunuz ve Rabbinize itaat ettiniz, mükâfatınızı alınız.” Bayram namazını kıldıktan sonra da bir münadi şöyle seslenir: “Dikkat ediniz, müjde size! Rabbiniz sizi bağışladı. Evlerinize, doğru yola ulaşmış olarak dönünüz.

Bayram günü mükâfat günüdür. Bugün sema âleminde mükâfat günü olarak ilan edilir.”(1)

Bayram günleri sevinç günleri olduğu için, bu sevincin açıkça gösterilmesine vesile olacak meşru oyun ve eğlencelere de müsaade edilmiştir. Eğlence meşru dairede olmalı ve günah unsurlarını taşımamalıdır. Esasen bayram Allah'ın bize verdiği İlahi bir ziyafettir. Bu bakımdan, bayram gününde en çok Allah'ı hatırlayıp şükretmeye ihtiyacımız vardır. Sevincimiz Ramazanın bitmesi ve ibadetlerden kurtulma düşüncesiyle değil, günahlardan temizlenme imkanı bulduğumuz için olmalıdır. O halde Ramazan bitti diye ibadetlerimizi terk etmemeli Ramazan boyunca alıştığımız güzel davranışları hayatımızın her dönemine yaymalıyız.

Büyük cemaatler halinde kılınan bayram namazları esnasında getirilen tekbirler, gafletin giderilmesine ve şükür vazifesinin yerine getirilmesine en büyük bir vesiledir. Sadece bir ülke halkının değil, yeryüzünde sayısı milyarlara varan Müslümanların hep beraber aynı anda tekbir getirdiklerini hayal ettiğimizde, karşımıza çıkan muhteşem tabloda adeta yeryüzü tek bir ağız olmuş, tekbir getirip namaz kılmaktadır. Bu muhteşem manaların yaşandığı bayram günlerinde küçük meselelerden çıkan kırgınlıkların, dargınlıkların ne önemi olabilir? Onun için bayramda her mü'min kardeşleriyle kardeşlik sözleşmesini yenilemeli, fakirlerin yardımına koşmalı ve çocukları sevindirmelidir.

Bu vesileyle mübarek Ramazan Bayramınızı kutlar, hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim.

(1) El-Tergîb ve't-Terhîb Trc. 2:332.

Add comment


Security code
Refresh