İslamda İnsan Hakları ve Veda Hutbesi

İnsan Hakları

Bir vatanı paylaşan insanlar dili, dini, ırkı, cinsiyeti ve kültürü ne olursa olsun bir toplumu oluşturur. Toplumu oluşturan bütün bireyler de hiçbir fark gözetilmeksizin eşittir. Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerimde bir toplumda yasayan bütün insanlara haklarının verilmesini istemekte, adaletin dağıtılmasında zengin fakir ayırımına gidilmemesini istemektedir. Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Haktan yana olup var gücünüzle ve bütün işlerinizde adaleti gerçekleştirin. Allah için şahitlik eden insanlar olun. Bu hükmünüz ve şahitliğiniz isterse bizzat kendiniz, anneniz, babanız ve yakın akrabalarınız aleyhinde olsun. İsterse onlar zengin veya fakir bulunsun; çünkü Allah her ikisine de sizden daha yakındır.”(1)

İslam dininin en büyük özelliklerinden biri de insana verdiği değer ve onlara tanıdığı hak ve özgürlüklerdir.  Hz. Peygamber (sav) insanların birer eşya gibi alınıp satıldığı bir devirde, hür ve kölenin hiçbir fark gözetilmeksizin ALLAH katında eşit olduğunu 14 asır evvel Mekke'den bütün insanlığa tebliğ etmiştir. Peygamber Efendimizin vefatlarından önce gerçekleştirmiş olduğu "Veda Hutbesi" olarak bilinen bu tebliğde bildirilen ve insanlara tanınan hak ve hürriyetler 20. asrın başlarında bile tüm insanlığa tanınmış değildi.

Veda Hutbesinde öncelikle bütün insanların dokunulmaz hakları bildirilmiştir. Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır. "Ey İnsanlar! Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay, bu şehriniz Mekke nasıl kutsal bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namus ve şerefiniz de öylece mukaddestir; her türlü tecavüzden korunmuştur."

Sevgili Peygamberimiz Veda Hutbesinde faizin, kan davalarının kaldırıldığını bildirmekte kadın haklarının ihlal edilmemesini tavsiye etmektedir. Efendimiz şöyle buyurmaktadır. "Kimin yanında bir emanet varsa, onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır... Cahiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır... Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu konuda Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah'ın emaneti olarak aldınız. Onların namus ve ismetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar "üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır."

Hutbeme insan hakları ilk bildirisi olarak tarihin altın sayfalarında yer alan Efendimizin Veda Hutbesinde bildirdiği şu tavsiyeler ile son veriyorum: "Ey Müminler! Sözümü iyi dinleyin, iyi belleyin. Rabbiniz birdir, babanız birdir. Hepiniz Adem'densiniz, Adem de topraktan yaratılmıştır. Hiç kimsenin başkaları üzerinde soy sop üstünlüğü yoktur. Allah katında üstünlük, ancak takva iledir. Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Böylece bütün Müslümanlar kardeştir. Gönül hoşluğu ile kendisi vermedikçe, başkasının hakkına el uzatmak helal değildir."

(1) Nisa, 4/135 (Ayet metninin tercümesi)

Add comment


Security code
Refresh