Çalışanların Mesai Anlayışı Nasıl Olmalı

Dünya yaşantımızda geçimimizi sağlamak için bazı işlerle meşgul olmaktayız. Kimimiz ticaretle,   kimimiz çiftçilikle,   kimimiz hayvancılıkla uğraşmakta, kimimiz işçilik yapmakta, kimimiz ise Devlet Dairelerinde memur olarak çalışmaktayız. Çalışmak bir ibadettir ve “Hiç kimse kendi emeği ile kazandığından daha hayırlı bir şey yememiştir.”(l) Sürdürmüş olduğumuz bu işlerimizde başarılı olmamızın ve almış olduğumuz ücretlerimizi meşru bir zemine oturtmamızın yolu çalışma saatlerimize uygun hareket etmekten geçmektedir. Çalışma insan için ne kadar önemli ise, çalışma saatlerine riayet emek de o kadar önemlidir.

"İnsan için ancak kendi çalıştığının (karşılığı) vardır".(2) Çalışmamızın karşılığını alabilmek, Allah'ı ve insanları razı edebilmek ancak yapmış olduğumuz bütün işlerimizde hak ve hukuka riayet etmekle mümkün olacaktır. Şerefimizi ve değerimizi yükseltecek olan şey yaptığımız işin kendisi değildir. Asıl muteber olan şey, yapılması gerekeni doğru bir şekilde ve zamanında yerine getirmektir.

İster işverenin vermiş olduğu bir işte, isterse devletimizin bizlere sunmuş olduğu bir işte çalışalım şu hususu unutmayalım ki, çalışmış olduğumuz iş bize bir emanettir. İşçilik işverenin bir emanetidir. Memurluk ise sadece devletimizin bizlere vermiş olduğu bir iş değildir. Bununla beraber milletimizin bir emanetidir. Biz görevimizi milletimiz adına yürütmekteyiz. Bu sebeple halkımızın işlerini sekteye  uğratacak,  emanete  riayetsizlik edecek   herhangi   bir   davranış   şekli benimsemek bizlere asla yakışmayacak bir tutumdur.

Herhangi bir mazeret olmaksızın işlerimize geç gelmek veya erken ayrılmak suretiyle mesaimize riayet etmemek dünyevi sorumluluk getirdiği gibi uhrevi sorumluluk da getirmektedir. Bu sebeple yapmış olduğumuz işlerde mesaimize dikkat etmeli, hileye başvurmamalı ve insanları aldatma yoluna gitmemeliyiz. Sevgili Peygamberimizin şu hatırlatmasıyla hutbeme son veriyorum: "Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur."(3)

(1) Buhari, Büyu’, 15

(2) Necm, 39 (Ayet metninin tercümesi)

(3) Taberani, el-Mu'cemu'l-Evsat, 1/275

Add comment


Security code
Refresh