Mevlid Kandili

Mevlid, doğum zamanı demektir. Rabiül Evvel ayının 11ni 12ye bağlayan gece bütün Müslümanların bayramıdır. Çünkü bu gecede Fahri kainat efendimiz, alemlere rahmet(1) Hz Muhammed Mustafa (sav) dünyaya teşrif etmişlerdir.

 

İnsanlık onun gelişini bekliyordu. Cehalet karanlıkları her yeri sarmış, hak ve adalet kaybolmuş, güçlü haksız da olsa haklı kabul edilmiş, insanlar parayla çarşı-pazarda alınıp satılır hale gelmiş, kız çocukları babaları eliyle diri diri toprağa gömülürken artık hayat yaşanmaz bir hal almıştı.

 

İşte herkes ufka dikkat kesilmiş peygamberlerin müjdelediği kurtarıcıyı beklerken ilk olarak bir yıldız görüldü. Yahudiler feryadı bastılar. ‘Ahmed’in yıldızı doğdu bu gece. Son peygamber Ahmed doğdu bu gece’ dediler. Sava gölü kurumuş, Mecusilerin 1000 yıllık yanan ateşi sönmüş, İran’da Kisranın sarayının 14 sütunu yıkılmıştı.

 

Annesi Hz Amine de Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında “Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman, ‘her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım’ de, sonra ona Muhammed ismini ver” diye ses işitiyordu. Aynı gece Hz. Âmine'nin yanında bulunan Osman ibn Âs'ın annesi de gördüklerini şöyle anlatıyordu: “O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük.”

Yer yüzünde şimdiye kadar gelmiş geçmiş hiçbir insan, O'nun kadar sevilmedi. Hiçbir insan O'nun kadar anılmadı. Hiçbir insanın vefatının ardından, O'na duyulduğu kadar üzüntü duyulmadı, gözyaşı dökülmedi. Ve yine hiçbir insan O'nun kadar özlenmedi. Hz. Peygambere duyulan bu denli aşkın kaynağı ne idi? Elbette kainatın merkezi O’ydu ve her şey onun etrafında şekilleniyordu. Şairin de ifade ettiği gibi:

 

Ondan önce yaşayan tüm insanlar o gelecek diye yaşadı;

 

Ondan sonra yaşayan tüm insanlarsa  o yaşadı diye yaşamıştı

Mevlid Kandili Kadir gecesinden sonra en değerli gecelerden sayılmaktadır. Efendimiz (sav)in doğumu nasıl ki kainatın dönüm noktasıdır. Bu kandil de bizim hayatımızın itikad-ibadet ve ahlaki açıdan dönüm gecesi olmalıdır. Peygamberimizin getirdiği Kur’an nurundan yudum yudum içmeli bıraktığı sünneti seniyyesini hayatımıza rehber edinmeliyiz. Bu vesilesiyle sevgili peygamberimize binlerce kez salat ve selam ederken, bu kandilin gönül dünyamızı aydınlatmasını diler, 8 Mart Pazar akşamı idrak edeceğimiz Mevlid Kandilinizi tebrik ederim.

 

(1) Enbiya, 107 (ayet metninin tercümesi)

Add comment


Security code
Refresh