Çanakkale Ruhu ve Şehitlik

Her milletin tarihinde milletin yeniden varolması için dönüm noktaları vardır. Bizim milletimiz için bu kritik dönem Çanakkale savaşları olmuştur. Çanakkale savaşında maddî gücümüz, düşmanın gücüne nispetle çok az idi. Askerimizin birçoğunun, ayağında postalı dahi yoktu. Ancak Mehmetçiğin manevi gücü büyüktü. İngiliz Ordu komutanı General Hamilton'un: "Bizi Türklerin maddî gücü değil, mânevî gücü mağlup etmiştir. Çünkü onların atacak barutu bile kalmamıştı” şeklindeki itirafı bu gerçeği açık bir biçimde ortaya koymaktadır.

Çanakkale savaşı deyince, vatanına kurban olmak için annesinin saçını kınaladığı, kınalı Hasan’ı, Ertuğrul koyunda çıkartma yapan 3000 İngiliz askerini 67 askeriyle on saat savunan Yahya Çavuşu, 257 kg ağırlığındaki top mermisini kaldırarak düşman gemisine isabet ettirerek batıran Seyit onbaşıyı, hiçbir askeri kalmayana kadar savaşan 57. Alayı ve bunun gibi hatıraları aklımızdan çıkarmamalıyız. 57. Alay Sancağı Avustralya Melbourne müzesinde sergilenmektedir. Sancağın altında: “Bu Alay Sancağı Gelibolu savaş alanından getirilmiştir, ama esir edilememiştir.

Türk ordusu’nun geleneklerine göre bir ordunun sancağı, alayın son eri ölmeden teslim edilmez. Bu sancak, sonuncu askerin altında ölü olarak yattığı bir ağacın dalına asılı olarak bulunmuştur. Kahramanlık timsali olarak karşınızda duran bu Türk Sancağını selamlamadan geçmeyin” ibaresi yazılıdır.

Çanakkale savaşında yurdumuzun bütün illerinden 15 yaşı dahil gençler, Yüce Allah’ın “Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanmayın; bilakis, onlar diridirler. Rableri katında rızıklanmaktadırlar..."(1) ayetindeki müjdeye nail olmak için savaşa katılmıştır. İstanbul Tıp Fakültesi 1. sınıfta okuyan 2500 öğrenci okulu bırakarak savaşa katılmış ve bir Anzak baskını sonucu hepsi şehit olmuşlardır. 1921 yılında da fakülte hiç mezun vermemiştir. Çanakkale savaşında öyle sıkıntılar olmaktadır ki asker çoğu zaman yiyecek ekmek bulamamaktadır. Bu durum savaş kayıtlarında mevcuttur. 43. Alay’ın 1917 yılı yemek listesi şöyledir:

26 Haziran: sabah, öğle yemek yok; akşam üzüm hoşafı, tam ekmek.

18 Temmuz: sabah üzüm hoşafı, öğle yemek yok, akşam yarım ekmek.

Türk Milletinin vatanını bu şartlar altında kahramanca savunmasına neden olan şey elbette vatan sevgisi ve şehit olma aşkıdır. Bütün şehit ve gazilerimize Yüce Allah’tan rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum.

 (1) Al-i İmran,169 (ayet metninin tercümesi)

Add comment


Security code
Refresh