İslamın İnsan Sağlığına Verdiği Önem

Yüce Allah’ın imandan sonra insanlara verdiği en büyük ve en değerli nimetlerden biride sağlıktır. Çünkü sağlıksız hayatın ne tadı, ne de bir anlamı vardır. Kuranı Kerim’de ve Peygamberimizin sünnetinde hayatın ve sağlığın, Cenab-ı Hakkın en büyük emanet ve nimeti olduğu belirtilerek,  bunların korunması emredilmiştir. Peygamber Efendimiz (sav) bir hadislerinde şöyle buyurur: “İki nimet vardır ki, insanların çoğu bunlar hususunda aldanmıştır: (Bunlar) sıhhat ve boş vakittir.”(1)

Sağlığımızı korumanın iki yönü vardır. Birincisi tedbir, ikincisi de tedavidir. Bulaşıcı hastalıklardan kaçınmak, her türlü temizlik kurallarına azami şekilde dikkat etmek; her vesile ile ellerimizi sabunla yıkamak, dengeli beslenmek önemli olduğu gibi dinimizin haram saydığı ve doktorların zararlı gördüğü bütün içecek ve yiyeceklerden uzak durmak da tedbirdir.

Bütün tedbirlerimize rağmen hastalık gelirse, şifa bulmak için gereğini yapmak ise tedavidir. Fakat unutulmamalıdır ki, şifayı yalnızca Allah verir. Doktorlar ve ilaçlar sadece birer vesiledir. Allah dilemedikten sonra kimse iyi edemez. Kur’an’da tevhid hakikatinin de en güzel şekilde ifade edildiği yerlerden birinde Hz. İbrahim (as) inanmayanlara şöyle hitap etmektedir: “O’dur beni yaratan ve hayat imkânlarını veren, maddeten ve mânen yol gösteren. O’dur beni doyuran, O’dur beni içiren. Hastalandığımda O’dur bana şifa veren. O’dur beni öldürecek ve sonra da diriltecek olan.”(2)

Dünya hayatımızda Yüce Rabbimize daha iyi ibadet edebilmek ve kıyamet günündeki hesabımızı kolay verebilmek için sağlığımızı korumalıyız. Başkasına muhtaç olmadan yaşayabilmek, hatta başkalarına yararlı olabilmek için sağlığımızı korumak zorundayız. Bu sebeple koruyucu hekimlik dediğimiz hastalıktan önce alınacak tedbirler çok önemlidir. Tıb ilminin üstadlarından İbn-i Sina da koruyucu hekimlik adına önemli bir tespitte bulunarak şöyle söyler: Tıp ilmini iki satırla topluyorum. Sözün güzelliği kısalığındadır. Yediğin vakit az ye. Yedikten sonra dört beş saat kadar daha yeme. Şifa hazımdadır. Yani, kolayca hazmedeceğin miktarı ye, nefse ve mideye en ağır ve yorucu hal, yemek üstüne yemek yemektir.

(1) Buhari, Rikak, 1.

(1) Şuara, 78-81(Ayet metninin tercümesi)

Add comment