İş Ahlakı

Bir ibadet yapmak için o ibadetin farzlarını, sünnetlerini bilmemiz gerektiği gibi, hangi işle meşgul olursak olalım o işle ilgili genel kuralları bilmemizin yanı sıra dinimizin ortaya koymuş olduğu ahlaki ilkeleri de bilmemiz gerekmektedir. Bu ilkelere uyarak aldatmamak, hile yapmamak, yalan söylememek, rüşvet alıp-vermemek, Allah’ın haram kıldığı şeylere tevessül etmemek üzerine kurduğumuz iş hayatımız, bize dünyada da ahirette de mutluluk getirecektir.

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerimin bir ayetinde bizlere şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda meşrû olmayan yollarla yemeyin. Karşılıklı rıza ile yapılan bir ticaret yapmanız ise, elbette meşrûdur. Sakın haram yiyerek, başkasının hakkını gasbederek kendinizi öldürmeyin! Allah size pek merhametlidir.”(1) Bir başka ayette ise “Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler. Fakat, kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar. Onlar, büyük bir gün; insanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?”(2) buyurmak suretiyle alışverişlerimizde hassas olmamız gerektiğini hatırlatmaktadır.

Sevgili Peygamberimiz ise: “Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Kusurlu bir malı din kardeşine satan hiçbir Müslüman’a satış helal olmaz. Meğerki malının ayıbını açıklaya.”(3) buyurmuş, ayrıca emin ve doğruluktan ayrılmayan ticaret ehlinin peygamberler, sıddıklar, şehitler ve Sâlihlerle beraber olacağını bildirmiştir.(4) Alışveriş sırasında kolaylık gösterenlere ise cenneti müjdelemiştir: “Allah müşteri iken  kolaylık gösteren, satıcı iken kolaylık gösteren, borcunu öderken kolaylık gösteren, alacağını tahsil ederken kolaylık gösteren kişiyi cennetine koyar.”(5)

İnsanoğlu için ancak çalıştığının karşılığı vardır. Bu karşılık hem dünyevi hem de uhrevidir. Rabbimizin bildirmiş olduğu, Sevgili Peygamberimizin de hayatına tatbik ettiği ve bizlere örnek olarak aktardığı emir ve yasaklara uyarak yapacağımız bütün işlerin ibadet mertebesinde olduğunu unutmayalım. Bir ayet-i kerimede Rabbimiz yiğit mü’minleri şöyle anlatmaktadır: “Öyle yiğitler vardır ki, ne ticaretler, ne alım ve satımlar onları Allah’ı zikretmekten, namazı hakkıyla ifa etmekten, zekâtı vermekten alıkoymaz. Onlar kalplerin ve gözlerin dehşetten halden hale döneceği, alt üst olacağı bir günden endişe ederler.”(6)

(1) Nisa, 4/29(Ayet metninin tercümesi)

(2) Mutaffifin, 83/1-6

(3) İbn. Mace, Büyû: 34

(4) Tirmizi, Büyu, 4

(5) İbrahim Canan, K.Sitte, 3/13

(6) Nur, 24/37

Add comment


Security code
Refresh