İslam’da Çevrenin Tanzim ve Temizliğine Verilen Önem

Yüce Dinimiz İslam; bireysel ve toplumsal hayatın sağlığı, güven ve huzuru açısından eğitim-öğretim, çalışma ve dürüstlük gibi temizliğe de çok büyük önem vermiştir. Kur'an'ın ilk inen ayetlerinde "Okuma, eğitim ve öğretim", ikinci sırada inen ayetlerde ise Allah'ı yüceltme, uyarı temizlik ve sabır emredilmektedir.

Çevre temizliği; cadde, sokak ve parkların, orman ve piknik alanlarının, deniz, göl, baraj ve ırmakların temizliği, her türlü pislik, atık ve çöplerden korunması, hava kirliliğinin önlenmesidir. Çevre Allahın bize lütfu ve emanetidir. Çevreyi kirletmek nimete nankörlük ve emanete hainlik etmektir. Çevreyi biz insanlar kirletiyoruz; piknik alanlarını atıklar, cadde, sokak ve parklar sigara izmariti, çekirdek kabuğu, atık kâğıt ve çöplerle, deniz göl ve ırmaklar atık ve kirli sularla, bacalardan ve motorlu taşıtların egzozlarından çıkan duman ve gazlarla havayı biz kirletiyoruz. Bu hususa şu ayet işaret etmektedir: "İnsanların kendi işledikleri (hatalar ve kötülükler) sebebiyle karada ve denizde fesat ortaya çıkmıştır."(1)

Peygamberimiz bir gün ashabına "her gün" için sadaka verilmesi gerektiğinden bahseder. Ebu Zer, her gün için sadaka verecek imkânlarının olmadığını söyler. Bunun üzerine Peygamberimiz(sav) Ebu Zer'e bir takım görevleri yaptığı zaman sadaka vermiş olacağını açıklar. Bunların arasında çevre temizliği ile ilgili görevleri de zikreder ve: "İnsanların yolundan diken, taş ve kemik (gibi zarar veren şeyleri) kaldırman sadakadır"(2) buyurur.

 Bir başka hadislerinde ise: "İman Atmış küsur bölümdür. Bunların en faziletlisi 'Lailahe İllallah' demektir. En alt mertebesi ise yollardan insanlara eziyet veren şeyleri kaldırmaktır."(3) buyurmuşlardır. Bu hadisler yoldaki bir dikenden, evdeki bacadan çıkan kirlere; hayvan gübrelerinden, atılan her türlü çöpe; arabanın egzozundan, gürültüsüne; bağırarak konuşmadan, kavgaya; kötü görünümlü olmadan, edebe aykırı giyime kadar maddi ve manevi hoşa gitmeyen rahatsız eden her şeyi kapsamaktadır.

Günümüzde, insanların dinlenme ve piknik yeri olarak kullandıkları yeşil alan, ormanlık, ağaçlık veya park yerlerine, yiyecek ve piknik atıklarını bıraktıklarını ve bazı yerleri de tuvalet gibi kullanarak kirlettiklerini görünce; Hz. Peygamberin asırlar önce yaptığı bu uyarıların ne kadar önemli olduğunu görmekteyiz. Maalesef toplum olarak çevre temizliği bilincine yeterince ulaşamadığımız görülmektedir. Bu bilincin kazandırılması anne-baba, öğretmen ve idareciler başta olmak üzere herkesin görevidir. Çevrenin temiz tutulması için otokontrol ile insanlar birbirlerini etkilemeli, "bana ne" dememelidir.

 (1) Rum, 41. (Ayet metninin tercümesi)

(2) Ahmet b. Hanbel, Müsned, 5/154

(3) Müslim, İman, 58.

 

Add comment


Security code
Refresh