İnsan Hayatının Değeri

Yeryüzündeki varlıkların en mükemmeli insandır. Allah, onu en güzel bir şekilde yaratmış, hak ve vazifesini idrak edebilmesi için vahiy ve akıl kaynaklı bilgi nimetiyle donatmıştır. Sayısız nimetler arasında, kaybedildiğinde geri kazanılamayan en önemli şey hayattır. Sahip olduğumuz bütün güzellikler ancak hayatla anlam kazanır. O halde saygı duyulması gereken şeylerin başında yaşama hakkı gelir.

Güven içerisinde yaşamak her insanın en temel hakkıdır. Bu güvenliğin sürekliliğini sağlamak amacıyla Yüce Allah, yaşama hakkını her türlü haksızlığa karşı koruma altına almış ve cana kıymayı kesin bir şekilde yasaklayarak şöyle buyurmuştur: “Kim katil olmayan ve yeryüzünde fesat çıkarmayan bir kişiyi öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir insanın hayatını kurtarırsa sanki bütün insanların hayatını kurtarmış olur.”(1)

 

Bir kişiyi öldürmeyi, bütün insanlığı öldürmek gibi görerek Rabbimiz, kendi verdiği canı bir başkasının almasının ne kadar büyük bir günah olduğunu bildirmiştir. Bu sebeple insan başkasının canına kıyamayacağı gibi kendi canına da kıyamaz. Peygamber Efendimiz (sav) kendi canına kıyan kimselerin ahirette ebediyen aynı şekilde canına kıymaya devam edeceğini bildirmiştir.(2)

İnanan insanlar olarak bizler, bu dünya hayatına imtihan için gönderildiğimizi ve yapılan bütün davranışların ahirette hesabının verileceğini biliriz. Yine biliriz ki, oradaki hesapta büyük-küçük hiçbir husus atlanılmayacak ve herkese hakkı verilecektir. Öyleyse mal mülk, para pul veya başka hiçbir mazeret bir insan öldürmeyi haklı hale getirmez, ahiretimizi mahvetmemize neden olamaz. Geçici dünya meseleleri için kızdığımız bir kimsenin, bizim ebedi hayatımızı perişan etmesi ne kadar üzüntü vericidir.

 

(1) Maide, 32  (Ayet metninin tercümesi)

(2) Buhari, Cenaiz, 84                        

Add comment


Security code
Refresh