Ana-Babanın Çocuklarına Karşı Görevleri

 

وَاعْلَمُواْ أَنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلاَدُكُمْ فِتْنَةٌ وَأَنَّ اللّهَ عِندَهُ أَجْرٌ عَظِيمٌ

 

 

Muhterem Müslümanlar

Toplumun en küçük birimi olan aile, aynı zamanda toplumun temel taşıdır. Ailenin
temeli de sağlam, huzurlu ve ideal bir evlilikten geçmektedir. Bunun için ilk önemli adım, iyi bir eş seçimidir. Sevgili Peygamberimiz bu konuda eş seçiminde dindarlık, soy, mal ve güzellik gibi niteliklerin içerisinde dindarlığın aranmasını tavsiye etmiştir.(l) Kutsal bir kurum olan ailenin meyvesi ise dünyanın en nadide çiçekleri olan çocuklardır.

 

Çocuklarımıza karşı sorumluluklarımız, çocuğun anne rahmine düşmesi ile başlar. Bu devrede, anne-babanın birbirlerine karşı davranışlarından, annenin beslenmesine kadar her şey anne karnındaki çocuğu etkilemektedir. Huzurlu bir aile ortamı ve ailenin helal kazanç ile beslenmesi, çocuğun ruh dünyasını olumlu olarak etkileyecektir.

 

Çocuklarımız dünyaya geldikten sonra ise onları güzel bir isimle isimlendirmek, Allah'ın emirleri ve Peygamberimizin sünnetine uygun bir biçimde yetiştirmek en temel vazifemizdir. Allah Resulü (sav)'in: "Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha değerli bir bağışta bulunmamıştır."(2) hadisi şerifi konunun önemini açıkça ortaya koymaktadır.

 

Değerli Mü'minler

İyi bir nesil yetiştirebilmek her anne-babanın arzusudur. Bunu başarabilmek için öncelikle üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeliyiz. Çocukların ilk olarak anne-babalarını örnek aldığını bilmeliyiz. Bu yüzden çocuklarımıza karşı şefkatli olmalı, onlar arasında ayırım yapmamalıyız. Tatlı dilli ve hoşgörülü olmalı,  gerektiğinde onlarla çocuklaşabilmeliyiz. Eğitim çağına geldiklerinde eğitimleri ile ilgilenmek, sıkıntılarını paylaşıp dertlerine ortak olmak, evlilik çağına geldiklerinde evlendirip mutlu bir yuva kurmalarını sağlamak, çocuklarımızın anne-babalarına ve topluma faydalı bireyler olmalarını sağlayacaktır.

 

Muhterem Müslümanlar

Çocuklarımızı istikbale hazırlıyoruz derken, gerçek istikbal olan ebedi ahiret hayatını unutmamalıyız. Cenab-ı Hak: “Şu insanlar, çarçabuk geçen dünyayı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü yani ahireti ihmal ediyorlar”(3) buyurarak gelecekten ne anlaşılması gerektiğini bize bildirmiştir.

Hutbemi bir başka ayet-i kerime meali ile bitiriyorum: “Biliniz ki mallarınız ve evlatlarınız, sadece birer imtihan konusudur. Büyük mükâfat ise, âhirette Allah nezdindedir.” (4)


(1)Buhari, Nikah, 15.

(2)Tirmizi, Birr, 33.

(3) İnsan, 27.

(4) Enfal, 28.

Add comment