Sosyal Yardımlaşma Olarak Zekât

Zekât İslam'ın beş şartından biridir. Ergenlik çağına ulaşan, aklı başında olan her zengin Müslüman’a zekât vermek farzdır. Zekât sözlükte temizlenme, bereketlenme ve yeşerip büyüme manalarına gelir. Bir ayet-i kerimede Cenabı Hak zekâtın bu yönüne işaret ederek şöyle buyurur: "Onların mallarından zekât al ki, bununla onları temizleyesin ve arındırasın."(l)

Zekâtını vererek malını temizleyen kimse, aynı zamanda rahat, huzur ve bereket dolu bir atmosfere girer. Yine bir ayeti kerimede: "Allah'ın rızasını arzulayarak verdiğiniz zekâtlar, O'nun nezdinde bereketlenir. İşte böyle yapanlar ödüllerini kat kat artırırlar"(2) buyrularak, bizlere zekât ve sadakası verilen malın çoğalacağı, bereketleneceği müjdelenmiştir.

Zekât, sadaka, fitre gibi ibadetler zengin kimselerden fakir ve yoksul kimselere uzanan bir köprüdür. Toplumda sevgi ve kardeşlik bağlarını güçlendirir. Cimrilik ve kıskançlık hastalığını ortadan kaldırır. İyilik ehli ve cömert insanların çoğalmasını, zengin ve fakirin kaynaşmasını sağlar. Fakat bu ibadeti yerine getirirken ihtiyaç sahiplerini incitmemeliyiz.

 Yaptığımız yardımları insanların başına kakarak, onlardan karşılık bekleyerek, onları rencide etmemeliyiz. Aksi halde ayet-i kerimenin ifadesiyle yapılan harcamanın bir faydası olmayacaktır: "Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin Rableri katında mükâfatları vardır. Onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir. Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırmanın geldiği bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah her bakımdan sınırsız zengindir ve Halimdir."(3)

Zekâtı verilmeyen malın hem dünyada hem de ahirette başımıza felaketler açacağını unutmayalım. Zekâtını veremeyenlerin kıyamet günündeki halleri bizlere şöyle haber veriliyor: "Altını ve gümüşü biriktirip de onu Allah yolunda harcamayanları acı bir azap ile müjdele! O gün bu altın ve gümüşler cehennem ateşinde kızdırılıp ta alınları, yanları ve arkaları onunla dağlanır. 'İşte kendiniz için biriktirdiğiniz budur, şimdi biriktirdiklerinizin tadına bakın' denir."(4)

Hutbemi bir ayet meali ile bitiriyorum: "Allah'ın lütuf ve insanıyla onlara verdiği şey de cimrilik edenler, bu cimrilikleri kendileri için bir hayır sanmasınlar. Bilakis bu onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde ateşten bir halka olarak boyunlarına dolanacaktır. Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır ve sonunda ona döner. Allah sizin yaptıklarınızdan da hakkıyla haberdardır."(5)

 (1) Tevbe, 9/103

(2) Rum 30/39

(3) Bakara, 2/262-263 (Ayet metninin tercümesi)

(4) Tevbe, 9/34-35

(5) Al-i İmran, 3/180

Comments are now closed for this entry