Eğitim ve Öğretimin Önemi

Allah ü Teala’ya sonsuz Hamd ve senalar olsun ki çocuklarımızın, ailelerimizin, milletimizin ve ülkemizin geleceği açısında çok önemli bir sürece, yeni bir eğitim ve öğretim dönemine daha başlamış bulunuyoruz. Bütün İlahi dinlerin ana esaslarından biri olan “Nesli muhafaza” prensibi ancak eğitim ve öğretimle sağlanabilir. Eğitim-öğretim denince akla ilk gelen varlıkların en şereflisi olan insandır. Çünkü insan Allah’ın kendisine lütfettiği akıl sayesinde öğrenebilme, yeteneklerini geliştirebilme, söyleneni anlama gibi birçok yönden diğer varlıklardan üstündür. Ancak unutulmamalıdır ki bu üstünlüğü elinde tutan insan dünyaya geldiğinde bir çocuktur. Çocuk ise kendinden bekleneni ortaya koyabilmesi için sağlıklı bir büyümeye, iyi bir öğretime, eğitime muhtaçtır.

Öğretim kelimesi “Bir ilim, iş veya sanat için gerekli bilgileri öğretme işi” Eğitim kelimesi ise “Yetiştirme, kabiliyetlerini geliştirme, bilgi, saygı, edep öğrenme, İyi ahlak, nezaket, görgü” gibi anlamlara gelmektedir (1).

Yüce Rabbimizin Peygamberi aracılığı ile bize gönderdiği İslam dininin ilk emrinin “Oku, Yaratan Rabbinin adiyle oku”(2), yani  “Öğren, cahil olma” şeklindeki tezahürü, İslam dininin insan eğitim ve öğretimine verdiği önemi vurgulayan çok çarpıcı bir örnektir. İslam inancına göre Kur’an ve sünnet ölçüleri içinde terbiye edilen, ona göre hareket eden insan, meleklerden daha üstün olan bir makama yükselmiş kabul edilir. Onun için ilk Peygamber Adem (a.s.)’dan son peygamber Hz. Muhammed (a.s.)’a kadar, bütün peygamberlerin ana gayesi, insanları tevhid inancı ile terbiye etmek, insanları daima  iyi ve güzel şeylere götürmektir.(3)

 Yüce Rabbimizin: “Nitekim kendi aranızdan, size ayetlerimizi okuyan, sizi her kötülükten arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir peygamber gönderdik”(4) ayetinde ifade ettiği kavramları alimlerimiz genellikle eğitim ve öğretim anlamında kullanıldığını ifade eder. Peygamberimiz (s.a.v.)’de hadis-i şeriflerinde: “Anne-babanın çocuklarına bırakabileceği en güzel miras güzel ahlak ve terbiyedir”(5), “Ya alim, ya öğrenci, ya dinleyici ol, ya da her üçünü seven ol, beşincisi olma, helak olursun”(6) buyurmak suretiyle eğitim ve öğretimin önemine işaret etmiştir.

Yukarıda izah edilen tarifler, ayet ve hadis mealleri ışığında bu gün yapmamız gereken şey başta anne-baba ve eğitimciler olmak üzere, devlet ve millet olarak, geleceğimizin teminatı olacak gençlerimize ve çocuklarımıza yaşlarının ve çağın gereklerine uygun en doğru, en faydalı bilgileri öğretmek, öğrettiğimiz bilgileri onlarda bir yaşam tarzı haline getirebilmektir. Yaşam tarzı haline getirilmeyen bilgilerin insan ve toplum hayatına katkı sağlamadığının farkında olmalıyız. Bu itibarla içine girdiğimiz eğitim-öğretim döneminde okul ve öğretmenler olarak işimizi ciddiye almalı, öğrencilerimizin kafaları gereksiz şeylerle işgal edilmezden önce, onları ilim ve irfanla doyurmalıyız. Anne-babalar olarak çocuklarımızın nasıl yetişmesini istiyorsak onlara öyle örnek olmalı ve takibini yapmalıyız. Çevre ve toplum olarak sadece kendi çocuklarımızı değil, bütün çocukları kendi çocuğumuz gibi görüp, sahiplenmeliyiz. Hedefimiz okuyan, öğrenen, düşünen, üreten ve ürettiği güzel değerlerle yaşayan bir nesil yetiştirmek olmalı.

Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız: “Geçmişi değiştirmeye gücümüz yetmez. Ama gelecek henüz elimizin altındadır. Geleceğin çiçekleri bu günün tohumları içindedir..”

(1) Dr. Mehmet DOĞAN, Büyük Türkçe Sözlük

(2) Alak, 1-2                                                        

(3) Şamil İslam Ansiklopedisi, “Terbiye” Maddesi      

(4) Bakara, 151 (ayet metninin tercümesi)

(5) B.Sadak, Tac Trc., 5.cilt, s.18

(6) Bezzar ve Taberani’den rivayet ,DİB, 250 Hadis

Comments are now closed for this entry