Aşure

Her dinin, her milletin kutsal kabul ettiği, kendine özgü belirli gün, gece ya da ayları vardır. Bunlardan biri de; İslâm'dan öncede kutsal kabul edilmiş olan ve İslam kültür ve tarihi sürecinde de kutsal sayılan, hicri takvim yılının ilk ayı ve haram ayların birincisi olan Muharrem ayıdır. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim de: “Gökleri ve yeri yarattığı günde Allah'ın yazısına göre Allah katında ayların sayısı on iki olup, bunlardan dördü haram aylarıdır. İşte bu doğru hesaptır. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin”(1) buyurarak bu gerçeği ortaya koymuştur.

Yaşanılan süreçte Muharrem ayının 10’uncu günü üzerinde daha fazla durulmuş ve bu güne Aşure günü denilmiştir. Peygamberimiz, Medîne'ye geldiği zaman Yahudilerin Âşûre günü oruç tuttuklarını gördü ve bunun ne orucu olduğunu sordu. Medineliler; "Bugün, iyi bir gündür. Allah, İsrail oğulları’nı Firavun'un zulmünden bugün kurtarmıştır. Hz Musa (as) Allah'a şükür için bugünde oruç tutmuştur. Biz de bugün oruç tutarız dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz “Biz Musa'nın sünnetine sizden daha yakınız” buyurmuş ve o gün oruç tutmuş ve ashabına da tutmalarını emretmiştir”(2)

Muharrem ayı ve aşure gününü önemli kılan; dini, sosyal ve tarihi öneme haiz olaylar arasında; Nuh (as)'ın gemisinin tufandan kurtulup Cudi dağının tepesine oturması, Hz Adem (as)’ın tövbesinin kabul edilmesi, Hz İbrahim (as)’ın Nemrut’un ateşinden kurtulması, Hz Yakub (as)'ın oğlu Hz Yusuf'a kavuşması gibi sevinçli olaylar olduğu gibi, İslam tarihinin en acı ve en üzücü olaylarından biri olan ve her hatırlandığında bizi üzüntüye boğan Sevgili Peygamberimizin torunlarının şehit edildiği Kerbela hadisesi de maalesef bu ayda meydana gelmiştir.

Muharrem Ayı ve Aşure günlerimizi; kardeşlik bağlarımızın pekişmesi ve güçlenmesine, birlik ve beraberliğimizin, sevgi ve dostluğumuzun devamına vesile olacak şekilde değerlendirmemiz gerekir. Bu günlerimizi özellikle oruç ve diğer güzel amellerle, ikramlarla süslemenin gayreti içersinde olalım. Bu duygularla Muharrem ayının ve Aşure Gününün hayırlara vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ederim.


(1) Tevbe, 36
(2) Buhârî, es-Savm, 69

Add comment