İslam’da Birlik ve Beraberliğin Önemi

Milletleri yaşatan, ilerleten ve yükselten sihirli kuvvet, birlik ve beraberlikleridir. Birlik ve beraberlikten yoksun olan toplumların, dünya milletleri arasında istenilen yerini almasına imkan yoktur. Bir milletin birliği ve beraberliği çeşitli nedenlerle zayıflarsa veya bozulursa o ülkede ilerleme ve yükselme olmayacağı gibi, o milletin istikbalini koruması da zorlaşır, hatta imkansız hale gelir.

Bir toplumda, milli birlik ve beraberliğin sağlanması için o toplumda yaşayan herkese bir takım görevler düşmektedir. Bu görevlerin başında, fertlerin kendi çıkarlarını bir yana bırakıp, milletinin çıkarlarını ön plana alarak bunların gerçekleşmesi için çalışması gelir. Herkes kendi görevini eksiksiz yaptığı, milleti ve vatanı için istenilen feragati ve fedakarlığı gösterdiği sürece o toplumda ilerleme, yükselme, huzur, sükûn ve güven vardır. Aksi takdirde birlik ve beraberlik, dirlik ve huzur bozulur, güven sarsılır.

Milletimizin yükselmesi, bizlerin birlik ve beraberlik içinde bulunmamıza bağlıdır. Birliğin olmadığı yerde dağılma, parçalanıp bölünme, kin, nefret ve düşmanlık vardır. Nitekim Yüce Rabbimiz (c c ) Kur’an-ı Kerim’de: “Toptan Allah’ın ipine sarılın, ayrılmayın, Allah’ın size olan nimetini anın. Düşmandınız, kalplerinizin arasını uzlaştırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi ondan kurtardı. Allah, hidayete eresiniz diye size böylece ayetlerini açıklar.” (1) buyurarak birliğin önemini, düşmanlığın, çekişmenin ve dağılıp parçalanmanın tehlikelerini bizlere beyan etmiştir.

Büyük milletimizin tarihi boyunca elde ettiği şanlı zaferlerin, ortaya koyduğu kahramanlık destanlarının, kurduğu medeniyetlerin, dünyaya ışık olacak nitelikte geliştirdiği kültürlerin temelinde hiç şüphesiz fertleri arasında gerçekleştirdiği birlik ve kardeşlik ruhu yatmaktadır.

Savaşta ve barışta, hep aynı ruh ayakta tutulmuş, birliğimizi bozan çeşitli cereyanlardan kaçınılmıştır. Yüce Allah’ın “Mü’minler ancak kardeştir”(2) emrine gönülden bağlanmış olan atalarımız, bütün müslümanları kardeş bilmiş ve aralarında hiçbir ayrım yapmamıştır. İşte asırlar boyunca milletimize hakim olan ruh, bu ruhtur.

Sakarya’da, Kocatepe’de, Çanakkale’de, Dumlupınar’da ve nihayet Kıbrıs’ta bize ışık tutan, gücümüze güç katan, vatanı her şeyden üstün tutan ruh da yine birlik ve kardeşlik ruhudur.

Hutbemi bir hadis-i şerifin mealiyle bitiriyorum: “Müslüman müslümanın kardeşidir… Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz.” (3)

1- Al-i İmran; 3/103

2- Hucurat; 49/10

3- Riyazü’s-Salihîn Terc. C.1, Sh. 275

Add comment