Ahiret Gününe İman

Dünya üzerindeki yerleşik kültürlerde olduğu gibi bizim kültürümüzde de “bahar” güzelliktir, emektir, tarlada açan çiçek, yeşeren umutlar ve gelecektir! Aynı zamanda, bolluk, berekettir, hayattır, yeniden dirilişin sembolüdür bahar. Yani baharın gelişi biz inananlara İslamın iman esaslarından biri olan Ahiret Gününe imanı, kıyameti hatırlatır, ölümden sonraki hayatı hatırlatır. Sonbaharla birlikte çıplak kalan ağaçların, kışın ardından yeniden dirilmesi, rengarenk çiçeklerin yeniden açması, ölen insanların ahiret gününde yeniden dirilmesini sembolize eder adeta. Her yaratılan varlık gibi muayyen bir ömrü olan insan, sararan yapraklar misali az veya çok yaşadıktan sonra ölecektir. Cismi çürüyerek toprak olan insan için daha yüce ve sonsuz olan ahiret hayatının kapısı açılacaktır.

Ahiret, imtihan için gelinen şu fani dünyadan ölümle beraber göçtükten sonra sonsuza dek yaşayacağımız hayatın adıdır. Ahiret, dünya hayatında yaptıklarımızın hesabını vereceğimiz, bizim için hazırlanan amel defterlerinin elimize tutuşturulduğu ve amellerimiz göre vaad edilen Cennet ya da Cehennemi yaşayacağımız sonsuzluk yurdunun adıdır.
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur : “O gün siz (hesap için) arz olunursunuz. Öyle ki hiçbir gizli haliniz kalmaz. O vakit kitabı sağdan verilenler, ‘Alın, kitabımı okuyun, doğrusu ben hesapla karşılaşacağımı sezmiştim zaten’ diyecek. Ardından da Allah’ın kendisi için hazırladığı eşsiz cennete girecektir… Kitabı soldan verilenler ise: ‘Kitabım verilmeseydi, keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim, keşke ölümle tamamen yok olup gitseydim, malım beni kurtarmadı, gücüm, saltanatım yok olup gitti’ diyecektir.”(1)

Allah’a ve ahirete olan inanç, insanı daima iyilik ve hayır işlemeye, şerden ve kötülükten kaçınmaya, güzel ahlak ve faziletle ziynetlenmeye ve ilahi ölçülere uymaya sevk eden en büyük etkendir. Ahiret inancına sahip olan insan doğruluk ve istikametten ayrılmaz. Nefsine, ailesine, çevresine, vatan ve milletine karşı dürüst hareket eder. Hak ve adaletten ayrılmaz. Kimseye zulmetmez. Yaptıklarının mükafatını dünyadaki kısa ömründe görmek için çırpınıp durmaz. Çünkü o, ilahi adalete, burada yaptıklarının karşılığını ahirette mutlaka göreceğine ve ebedi hayata inanmaktadır. Yüce Allah bu gerçeğe, şöyle işaret buyurur: “Kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecek ve zerre miktarı kötülük işlemişse onu da görecektir.”(2) Hutbemi bir ayet meali ile bitirmek istiyorum: “Bizim sizi boşuna yarattığımızı, bizim huzurumuza dönüp hesap vermeyeceğinizi mi sandınız?”(3).



(1) Hakka, 18-29.

(2) Zilzal, 7-8.

(3) Mü’minun, 115.

Add comment