Mevlid Kandili

25 Şubat Perşembe gecesi Peygamberimizin dünyaya teşrifinin yıldönümü olan  Mevlid kandilidir. 15 asır evvel yine böyle bir gecede Mekke-i Mükerreme’de  muhteşem bir olay meydana gelmiş, ismi Cenab-ı Hakkın ismiyle zikrdilen, O’nun habibi olma şerefine mazhar olan Muhammed Mustafa dünyaya gelmişti. Bu gecenin sabahında  zulmet ve çirkeflikler içinde bulunan beşerin ufkunda ilahi bir nur doğdu. İbrahim (a.s)’ın “Ey Rabbimiz, içlerinden onlara senin ayetlerini okuyan Kitabı ve hikmeti öğreten onları her kötülükten arındıran bir peygamber gönder”(1) dediği duası, Hz. İsa’nın müjdesi ve Hz. Amine’nin rüyası gerçekleşti. İşte bu nur onları bulundukları zulmetten kurtarıp, hidayete sevk edecekti. O’nun dünyaya gelmesi demek; insanlar için  hakkın hakim olduğu nurlu bir devir, küfrün ve zulmün kalkması ve tevhid akidesinin yeniden canlanması demekti.

Peygamberimizin doğumu beşeriyet için en büyük nimetlerden biridir. Rabbimiz Kuran-ı Kerimde: “And olsun ki, Mü’minler daha önce apaçık ve kesin bir  sapıklık içinde bulunuyorlarken, Allah içlerinden, onlara ayetlerini okuyan, onları temize çıkaran, onlara kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderdiği için, büyük bir lütüfta bulunmuştur”(2) buyurarak bu gerçeği vurgulamaktadır.
Çünkü onun rahmeti bütün alemleri kuşatmıştır. Ve Peygamber Efendimiz “Bir şahid, bir müjdeci ve uyarıcı, Allah’a O’nun emriyle bir davetçi ve nur saçan bir kandildir.”(3) İşte onun içindir ki, her yıl bu mübarek günü kutluyor, O’nun yüce hatırasını yad ediyoruz. Hatta ona olan sevgi ve bağlılığımızı göstermek için kutlu doğum programları düzenliyoruz.

Peygamberimizin doğumunu anmak, yalnız bazı programlar düzenlemek, güzel sesli kimselerin kasideler okuması veya farklı etkinliklerin yapılması değildir. Bunlarla birlikte, onu gerçekten sevebilmek ona tabi olmaktan, onu örnek almaktan ve yüce ahlakıyla ahlaklanmaktan geçer. Allah’a olan tevekkülünü, itimadını; insanlara olan merhametini, adaletini; karşılaştığı güçlüklere karşı sabır ve sebatını; onun cömertliğini, zühdünü ve faziletini bilmek ve bütün bunlara  uyma gayreti içinde olmaktan geçer. Ona uymayan ölçüleri tepelemekten geçer. Ve Allah’a olan sevgi, onu sevmekten geçer. O’na sonsuz salat ve selam eder, kutlu doğumunun  Aziz Milletimize ve bütün Müslümanlara  mübarek olmasını niyaz ederim.  

(1)   Bakara, 129

(2)   Ali İmran,164

(3)   Ahzab, 45-46

Add comment


Security code
Refresh