Niçin İbadet Ediyoruz?

Aklımızı anlamaya, kalbimizi sevmeye, elimizi tutmaya, ayaklarımızı yürümeye, aklımızı anlamaya elverişli tarzda terbiye eden Allah’tır. Hayvanlar da benzeri uzuvları taşımasına rağmen, insandaki kadar mükemmel kullanamaz. Bunun karşısında Rabbimizin bizden beklediği O’na gereği gibi kulluk etmemizdir. Kur'an-ı Kerîm'de şöyle buyrulur: "Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım"(1)  

Yaradılışımızın gayesi olan ibadetlerimizi yaptığımız takdirde hem Allah'ın verdiği nimetlere karşı teşekkür borcunu yerine getirmiş oluruz, hem de O'nun sevgisini kazanırız. Eğer biz vazifemizi yerine getirir, O'nun sevgisini kazanırsak, Allah, bize dünyadaki nimetlerinden çok daha fazlasını ahirette verecek ve bizi cennette sonsuz mutluluğa kavuşturacaktır.

Yalnız Allah için yapılan ibadet, en geniş anlamda, Allah'ın hoşnut ve razı olduğu bütün fiil ve davranışları kapsamı içine alır. İbadet, Allah emrettiği için yapılır. Ve neticede de yalnız Allah’ın rızasını kazanmak hedeflenir. Allah'ın rızasını, hoşnutluğunu kazanan insan ise hem dünya hem de ahiret mutluluğunu elde eder. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur:  “Ey insanlar! Hem sizi, hem de sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz. Umulur ki böylece (her türlü zarardan) korunmuş olursunuz."(2)

İbadetlerimiz, aynı zamanda bela ve musibetlere karşı koruyucu bir kalkandır. Yaptığımız ibadetlerle bir kısım belalar başımızdan uzaklaştırılır. İbadet eden insanın ruh sağlığı da sağlam olur. İnsan, kulluk vazifesini yerine getirmiş olmanın huzurunu yaşar. Bazen insan çeşitli sıkıntılarla karşılaşıp ümitsizliğe ve bunalıma düşer. Böyle bir durumda inanan insan ibadetle yaklaştığı Rabbisine güvenir, dayanır ve bunalımdan kurtulur.

İbadet, mü’minin kalbine Allah korkusunu yerleştirir. Mü’min nerede olursa olsun –iyi veya kötü- bütün yaptıklarından bir gün hesaba çekileceğini bilir. Ne zaman bir günaha yönelecek olsak, ibadet ile kazandığımız şuur bizi engeller.

Hutbemi bir ayet-i kerime mealiyle bitiriyorum: “Müminler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, onun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler. Onlar namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayan kimselerdir. İşte onlar gerçek müminlerdir. Onlara Rableri katında nice dereceler, bağışlanma ve tükenmez bir rızık vardır.”(3)

(1) Zariyat, 56

(2) Bakara, 21

(3) Enfâl, 2-4

Add comment