Helal Kazancın Önemi


وَكُلُواْ مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّهُ حَلاَلاً طَيِّباً وَاتَّقُواْ اللّهَ الَّذِيَ أَنتُم بِهِ مُؤْمِنُونَ

Değerli Mü'minler!
Yüce Dinimiz İslam’da çalışma ve helal kazanç, farz olarak görülmüş, kişinin kimseye muhtaç olmadan hayatını sürdürebilmesi, çoluk çocuğunun nafakasını temin etmek maksadıyla meşru yoldan çalışıp kazanması, ibadet ölçüsünde kutsal ve değerli bir davranış olarak kabul edilmiştir.
Her hususta orta yolu tavsiye eden dinimiz helal rızk peşinde koşmanın önemini ifade ederken, ibadetleri unutup tamamen dünyaya dalmanın da doğru olmadığını göstermiştir. Bu açıdan bir kimsenin çalışmasının ibadet olabilmesi farzlarını yerine getirmesine ve haramlardan kaçınmasına bağlanmıştır. Memurun işiyle,   çiftçinin çiftiyle,   tüccarın ticaretiyle, kadının evi ve çocuğuyla, talebenin dersiyle uğraşması ibadettir. Yeter ki Yüce Allah'a karşı vazifelerini ihmal etmesin.
Aziz Mü'minler!
Helal kazanç konusunda peygamberlerin hayatları da bizim için güzel bir örnektir. İnsanlara her yönüyle örnek olan peygamberlerin kendilerine birer iş, meslek ve sanat edinmeleri, bizim için ölçü olmalıdır. Bu yüzden sanatkarların birçoğu peygamberleri kendilerine pir ve üstad edinmişlerdir. Gemicilerin Hz. Nuh'u, demircilerin Hz. Davud'u, terzilerin Hz. İdris'i, saatçilerin Hz. Yusuf’u pir edinmeleri gibi. Bu ve benzeri meslekler helal rızk yollarının kapılarıdır. Bunlar bize aynı zamanda meslek veya sanat sahibi olmanın ehemmiyetini de ifade eder.
Muhterem Müslümanlar!
Helal rızkın, insanın manevi gelişmesindeki önemi de büyüktür. Eğer bir çocuğu bozuk ve zararlı gıdalarla beslemeye kalkarsak fazla yaşamaz, yaşasa da sıhhatli bir hayat süremez. Aynı şekilde gıdaya haramın karışması halinde ise manevi hayatın sıhhati tehlikeye girmiş olur. Helal lokmanın önemini Mevlana şöyle ifade eder:
“Nur ve kemali arttıran lokma, helal kazançtan elde edilen lokmadır. İlim ve hikmet helal lokmadan doğar, aşk ve rikkat yani gönül inceliği helal lokmadan meydana gelir.”

Peygamber Efendimiz de uzun bir yolculuğa çıkıp, saçı başı dağınık, toz toprak içinde kalan ve elini semaya kaldırıp: "Ey Rabbim, ey Rabbim" diye dua eden bir yolcuyu zikredip: "Bu yolcunun yediği haram, içtiği haram, giydiği haramdır ve (netice itibariyle) haramla beslenmektedir. Peki böyle bir kimsenin duasına nasıl icâbet edilir?" buyurmuşlardır."(1)
Hutbemi bir ayet mealiyle bitiriyorum: “Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin ve kendisine iman etmiş olduğunuz Allah'tan korkun.”(2)
(1) Müslim, Zekat, 65.
   (2) Maide, 88.

Add comment