Çanakkale Zaferi

Aziz milletimiz, tarihin hiçbir döneminde bağımsızlık ve özgürlüğünden taviz vermemiş, bağımsızlığını, onurunu, vatanını ve bayrağını korumak için neler yapabileceğini her dönemde bütün dünyaya göstermiş ve tarihe unutulmayacak destanlar yazmıştır. Müslüman Türk milletinin şanlı tarihinde zaferlerle dolu sayfalardan biri de Çanakkale Zaferi’dir. Çanakkale Zaferi, var olma mücadelesinin bir destanıdır. İtilaf Devletlerinin 1.Dünya Savaşında Çanakkale boğazını geçerek İstanbul’u ele geçirip, ülkemizi parçalayıp, Müslüman Türk hâkimiyetini yıkmayı amaçlayan planı, Çanakkale önlerinde bir yıl süren savaşlar neticesinde, bağımsızlığına düşkün, vatanına ve dinine bağlı milletimiz tarafından yüz binlerce şehit verilerek hüsrana uğratılmıştır.
Çanakkale’de kahraman ordumuz, maddi imkân bakımından kendisinden çok daha güçlü ordulara karşı inanılmaz bir direniş göstermiş, üstün cesaret ve özveriyle “Çanakkale Geçilmez”  dedirtmiş, eşine az rastlanır bir kahramanlık destanı yazmıştır. İman, vatan sevgisi, birlik ve beraberlik duyguları, zamanın en güçlü ordularına karşı koymada ve zaferi kazanmada en önemli faktörler olmuştur.
“Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanmayın, Bilakis onlar diridirler Rableri katında rızıklanmaktadırlar”(1) buyuran yüce Rabbimizin bu müjdesini kendilerine şiar edinen şanlı ecdadımız vatanın her karış toprağını kanlarıyla sulamış ve vatan uğruna seve seve canını feda ederek şehit olmaya koşmuş ve bunu bir şeref saymıştır.
Çanakkale Savaşında, vatanına kurban olmak için anasının saçını kınaladığı Kınalı Hasan’ı, 3000 İngiliz askerini, 67 askeriyle on saat savunan Yahya Çavuşu, 257 Kg ağırlığındaki top mermisini kaldırarak, düşman gemisine isabet ettirerek batıran Seyit onbaşıyı, hiçbir askeri kalmayana kadar savaşan 57. alayı ve bunun gibi nice hatıraları aklımızdan çıkarmamalıyız. Bugün üzerinde yaşadığımız bu cennet vatanın, milletimizin, devletimizin ve bayrağımızın varlığını, İstiklal ve hürriyetimizi Çanakkale’de canlarını feda eden şehitlerimize borçlu olduğumuzu unutmayalım ve bunu gelecek nesillere de anlatalım. Bu vesileyle aziz şehit ve gazilerimizi rahmetle ve saygıyla anıyoruz.

(1) Al-i İmran, 167

Add comment