Çocuklara Ramazan Bilincini Kazandırmak

 

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا قُوا أَنفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَاراً وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ

 

 

Muhterem Müslümanlar

Mübarek Ramazan ayındayız. Ramazan ayı çocuklarımızın dinini öğrenebilmesi ve ibadet alışkanlığı kazanabilmesi için önemli bir fırsattır. Çünkü bu ay oruç, zekat, sadaka, teravih, Kur’an okuma gibi dini hayatın yoğun yaşandığı bir aydır. Ramazanda Müslüman hanelerde önemli bir değişim yaşanır. Ramazan öncesi evleri tatlı bir telaş kaplar. Evler, mutfaklar Ramazana hazırlanır. Yemekleriyle, tatlılarıyla, iftar ve sahuruyla müstesna bir atmosfer yaşanır. Bütün bunlar çocukların ilgisini çeker. Onların bu ilgilerini değerlendirerek onlara Ramazanı,  camiyi, cemaati ve Kur’an-ı sevdirmenin yolları aranmalıdır.

 

Değerli Mü’minler

Çocuklarımızın, Ramazanın bu manevi atmosferini doya doya yaşamalarını sağlayalım. En etkili eğitim metodu olan halimizle onlara örnek olalım. Sahura kalkarken çocuklarımızı da kaldırarak onların bu manevi havayı teneffüs etmelerini sağlayalım. Oruç tutmaya teşvik ederek küçük yaşlardan itibaren onları bu ibadete alıştıralım. Beş vakit namaza ve teravih namazına gelirken müsait olduklarında onları da getirerek cami ve cemaat alışkanlığı kazandıralım. Mukabele ve vaazlara iştirak etmelerini sağlayalım.

 

Zekatlarımızı sadakalarımızı verirken,  hayır hasenat yaparken onları da yanımıza alarak ve hatta onlara bu vazifeyi yaptırarak infak etme bilincini kazandıralım. Pişirdiğimiz yemeklerden komşularımıza göndererek yardımlaşma bilincini kazandıralım.

 

Değerli Kardeşlerim

Unutmayalım ki çocuklar ana-babalarına ve topluma Yüce Allah'ın bir emanetidir. Bizim için bir imtihan vesilesidir. Bu imtihanı kazanabilmek için onları Allah ve
Rasulünü tanıyan, seven; milli ve manevi değerlerine bağlı,  vatana, millete, dine devlete faydalı birer kişi olarak yetiştirmeliyiz.

Hutbeme bir hadis-i şerif ile son veriyorum: “Ey iman edenler! Kendilerinizi ve ailenizi, yakıtı insanlarla taşlar olan o müthiş ateşten koruyun”(1) ayet-i kerimesi nazil olunca Hz. Ömer Sevgili Peygamberimize gelerek: ‘Ey Allah'ın Rasülü! Biz kendimizi, Allah ve Rasulünün emirlerine itaat ederek koruyabiliriz. Fakat eşlerimizi ve çocuklarımızı cehennem ateşinden nasıl koruyabiliriz?’ diye sorunca, Efendimiz şu cevabı verdiler: “Allah'ın size emrettiklerini siz de onlara emredersiniz, Allah'ın size yasakladıklarını siz de onlara yasaklarsınız. Bu tutumunuz onları koruma olur.”(2)

   (1) Tahrim, 6.

   (2) Hak Dini Kur’an Dili, c.7, s.426.

Add comment