Şanlı ecdadımızın, adını tarihe can ve kanlarıyla yazdırdıkları Çanakkale Zaferinin 97. yıl dönümünü kutlamaktan gurur duyuyoruz. Çanakkale, milletimizin varlığını sürdürmesi, ayakta kalabilmesi ve ay yıldızlı bayrağının gökyüzünde özgürce dalgalanması için, vatanı, milleti ve dini uğruna, canını ve kanını son damlasına, kadar feda etmekten çekinmeyeceğini, bütün dünyaya gösterdiği büyük bir destandır.

Çanakkale; Düşmana doğru attığı her adımın kendini cennete götürdüğüne inanan yiğitlerin, Allah’a ve ahiret gününe imanla şahlanan kahramanların, hücum emri geciktiğinde huysuzlanan aslanların yazdığı destandır.

Çanakkale; maddeyi unutan, maneviyatla kanatlanan, duayla kuvvetlenen, melekleşmiş şehitlerin destanıdır.

Çanakkale; kendi yarasını ciddiye almayıp, yaralı düşman askerini tedaviye koşan, esire misafir muamelesi yapan, savaşta bile insan kalabilen, gerçek medeniyetin ne olduğunu öğreten, kendini tüm dünyaya hayran bırakanların destanıdır.

Çanakkale; düğüne bayrama gider gibi, saçlarında kınalarıyla cepheye koşan, gençlerin, kınalı kuzuların destanıdır.

Çanakkale; Müşir Fuat Paşa gibi “üç evladımı Çanakkale’de din ve vatan uğruna şehit verdim. Onların mertebesine ulaşamadığım için, onların haline gıpta ediyorum.” Diyen babaların destanıdır.

Çanakkale; Haydi oğul, vatan görev bekler. Ya gazi ol, ya şehit! Diye yavrularını kınalayıp cepheye gönderen cefakâr anaların destandır.

Çanakkale; metrekareye düşen altı bin mermiye göğsünü siper eden, 250 bin vatan evladının kanlarıyla, Çanakkale Geçilmez! Dedirten, aslanların destanıdır.

Yüce Allahın; “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmak-tadırlar.” müjdesi ve Peygamberimizin; “Cennete giren hiçbir kimse dünyaya dönmek istemez. Ancak şehit böyle değil, orda mazhar olduğu ikramlar sebebiyle, yeryüzüne dönüp on kere şehit olmayı temenni eder.”(2) hadisi, din ve vatan uğruna şahadetin ne denli büyük bir karşılığı olduğunu gösterir. Bu gün bizler Çanakkale ruhu ile yükselmeyi, yücelmeyi, ufkumuzu genişletmeyi bilmeliyiz. Ecdadına layık evlat olmayı başarmalıyız. İçinde yaşadığımız şu cennet vatanın kıymetini bilip, bir ve beraber olarak yan yana omuz omuza Çanakkale ruhunu yaşatmalıyız. Bu vesile ile bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Hutbemizi şairin şu dizeleriyle bitirelim;

Millet size minnettardır, Allah razı olsun sizden,
Fatihalar sizin için, size şükran kalbimizden.
İşte size yüce makam! İşte cennet! Rabbimizden
Şehitlere bizden saygı, sana sevgi hale hale
18 Mart Zaferi’yle destanlaşan Çanakkale.(4)

Haftanın Ayeti: “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmak-tadırlar.” Al-i İmran, 2/169

Haftanın Hadisi: “Cennete giren hiçbir kimse dünyaya dönmek istemez. Ancak şehit böyle değil. Orda mazhar olduğu ikramlar sebebiyle, yeryüzüne dönüp on kere şehid olmayı temenni eder.” Buhari, Cihad, 5

1-Al’imran169
2-Buhari,Cihad-5    Aşır TOPRAK
3-Çanakkalede şahlananlar. V.Vakkasoğlu
4-Şiir,M.DİRİK