Kul Hakkına Riayet

Değerli Mü'minler!

Bir gün bu fani hayat son bulacak, gerçek hayat dediğimiz Ahiret hayatı başlayacak ve herkes dünyadaki hayatından hesaba çekilecektir. Akıllı ve basiretli insan: Allah'a ve O'nun kullarına karşı vazifelerini yapan, hak ve hukuka saygı gösterip, hesap gününe borçsuz ve günahsız olarak gitmeye çalışandır. Şu gerçek hiçbir zaman unutulmamalıdır: Kim iyilik ve kötülük olarak ne yapmışsa mutlaka karşılığını görecektir. Nitekim Cenabı Hak, Kur'an-ı Kerim’inde “Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre   miktarı   kötülük   işlerse,   onu   görür”(1) buyurmaktadır.

 

Sevgili Peygamberimiz ise: "Bir kimsenin diğer bir kimsenin haysiyetine yahut malına tecavüzden dolayı üzerinde bir hak bulunursa, altın ve gümüşün geçmediği hesap günü gelmeden helalleşsin. Aksi takdirde, yaptığı haksızlık ölçüsünde iyi amellerinden alınıp hak sahibine verilir. İyiliği yoksa hak sahibinin günahından alınıp haksızlık eden kimseye yüklenir" buyurmaktadır.

 

Aziz Mü'minler!

Peygamberimizin veda hutbesindeki; "Ey iman edenler! Kimin bende bir alacağı varsa gelsin alsın; kimin sırtına vurduysam işte sırtım, gelsin vursun" sözleri, kul hakkının ne kadar önemli bir hak olduğunu açık ve net bir şekilde canlı  tablo olarak bizlere haber vermiyor mu?

Kul hakkının ne derece önemli olduğunu ifade eden şu ayet-i kerîmede ise; ''Ey kavmimiz! Allah'ın davetçisinin davetine uyun ve ona iman edin ki, (Rabbiniz) bazı günahlarınızı bağışlasın ve sizi acıklı bir azaptan korusun''(2) buyrulmuştur.   Dikkat edilirse bu ayette bütün günahların değil, ancak bir kısım günahların affedileceği bildirilmektedir. Şartlı affedilecek günahların ise, kul haklarıyla ilgili olduğu ve hak sahibi razı olmadıkça affedilmeyeceği ifade edilmiştir.

 

Muhterem Mü'minler!

Şu halde diyebiliriz ki; Müslüman, kul haklarına son derece titizlik göstermelidir.  Bilerek veya bilmeyerek başkalarının hakkını alan kimse, o hakkı ödemek ve helalleşmek suretiyle kendisini kurtarmaya çalışmalıdır. Haksızlık edip de, hak sahibine hakkını vermeyenler; Ahirette pişmanlık duyacaklar ve çetin bir azaba uğrayacaklardır.

Herkesin hak ve hukukuna saygılı olalım. Kul hakkıyla Allah'ın huzuruna çıkmaktan saknalım. Kul hakkını, hak sahibi bağışlamadıkça Allah'ın bağışlamayacağını bilelim. Dünyadaki birçok kötülük, kavga ve cinayetlerin, insanlar arasındaki huzursuzlukların, kul haklarına saygı göstermemekten meydana geldiğim unutmayalım.

Sevgili Peygamberimizin: "Müslüman elinden ve dilinden Müslümanların emin olduğu, zarar görmediği kimsedir"(3) sözünü hayatımıza düstur edinelim.

Add comment