Bid'at; Dinin aslından olmayan ve şer'i delillere aykırı olarak icat edilen şeylerdir.
Başka bir ifadeyle; Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in sünnetine, Kur'anın açık hükümlerine, sahabi, tabiin ve müçtehitlerin genel görüşlerine tamamen aykırı olarak ortaya çıkan hal, davranış ve işlerdir.
Hiçbir mantıki izahı olmayan, din adına ileri sürüp benimsenen batıl inanç ve davranışlar da hurafe kapsamına girmektedir.
Bid'atların asıl doğuş sebebi dini kaynaklardan uzaklaşmaktır. İslamiyet'i yaşamak, onun emir ve yasaklarına uymakla, getirdiği kaide ve prensipleri korumakla ve reddettiklerinden de kaçınmakla mümkündür.

Çağımızda en yaygın hurafelerin başında Türbe ziyaretlerinde yapılan yanlışlıklar gelmektedir. Nitekim türbelerde yatanları beşer üstü varlık olarak görüp Allah ile aracı olarak kabul etmek, türbelere çaput, bez bağlamak ve mum yakmak, orada yatanlara adak adamak, türbelerin etrafında bulunan duvar, demir vb. şeyleri öpmek, türbe kapılarına sahip olmak istenilen şeyin resmini çizmek gibi davranış şekillerinin tamamı hurafedir. Oysaki her gün beş vakit namazımızda Fatiha süresinde şu ayeti okumaktayız. “Yalnız Sana kulluk eder, yalnız Senden yardım dileriz.''                                                                                                                                                                                 Ayrıca bazı hayvanları, günleri ve davranış şekillerini uğursuz saymakta hurafedir. Baykuş sesi, kara kedi, tavşan, karga, ezan okunurken köpek ulumasını hayırsızlığa saymak değişik hurafelerin bazılarıdır. Oysa ki kainattaki her şey kendi lisanıyla Allah'ı zikretmektedir.                                                                                              Hurafeler zamanla terk edilmediği için dini bir vecibeymiş ve bunlardan vazgeçilemezmiş gibi kabul görmektedir. Oysaki hurafeler bidattir. Bidat ise Efendimiz tarafından yasaklanmıştır. Yüce rabbimiz Kur'an-ı Kerimde şöyle buyurmaktadır.'' Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır. İşte sakınmanız için Allah size bunları emretti''(3) Hadisi Şeriflerde Şöyle buyrulmaktadır. “Kim bizim bu dinimizde ondan olmayan bir şey ortaya çıkarırsa, o şey kabul edilmez.”(4), “Bundan sonra söyleyeceğim şudur ki: Sözün en hayırlısı Allah’ın kitabıdır. Yolların en hayırlısı Muhammed (SAV)’in yoludur. İşlerin en kötüsü, sonradan ortaya çıkarılmış olan bid’atlardır. Her bid’at dalâlettir, sapıklıktır.”(5)                                                                                        Hurafeleri ortaya çıkaranlar ve bu hurafeleri yaygın hale getirenler için dünya ve ahiret sıkıntısı vardır. Sevgili Peygamberimizin bu hususla ilgili bir hadislerini aktararak hutbemi sonlandırıyorum. “İslâm’da iyi bir çığır açan kimseye, bunun sevabı vardır. O çığırda yürüyenlerin sevabından da kendisine verilir. Fakat onların sevabından hiçbir şey noksanlaşmaz. Her kim de İslâm’da kötü bir çığır açarsa, o kişiye onun günahı vardır. O kötü çığırda yürüyenlerin günahından da ona pay ayrılır. Fakat onların günahından da hiçbir şey noksanlaşmaz.”(6)                           

                                                                                                                                                                 

Kaynak:
1) Müslim, Cuma: 43                                                                                                       

2) İbni Mace, Mukaddime:  49                                                                              

3) Enam  6/153                                                                                                           

4) Riyazü's-Salihin Hadis No:171                                                                                  

5) Riyazü's-Salihin Hadis No: 172                                                                                                      6) Müslim, Zekat:  69
HAZIRLAYAN: İlyas IŞIK
Sırakapı Camii İ-H. Çobanlar / Afyonkarahisar