Ticaret Ahlakı

Kıymetli Müslümanlar!                         

İslam'da kazanma, mal mülk edinme tıpkı ilim gibi farz telakki edilmiş, kişinin kimseye muhtaç olmadan hayatını sürdürebilmesi, çoluk çocuğunun nafakasını temin etmesi maksadıyla
meşru yollardan çalışıp kazanması, ibadet ölçüsünde kutsal ve değerli bir davranış olarak nitelendirilmiştir. Allah (c.c.) Kur'an-ı Kerim'inde şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.”(1)                                               

Ayrıca her şeyde olduğu gibi ticarette de İslami ölçülere uygunluk asıldır. Allah
Teala, ticaret ahlakı bozulan, ölçü ve tartıda hile yapan Medyen halkının durumunu örnek olarak verir. Medyen'e Peygamber olarak gönderilen Şuayb (a.s.) şöyle der: “Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir; artık ölçüyü, tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin. Düzeltilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Eğer inananlar iseniz bunlar sizin için daha hayırlıdır.”(2)

Değerli Kardeşlerim !

Her işte doğruluğa ve dürüstlüğe önem veren Sevgili Peygamberimiz, ticaretle meşgul olacak tacirin doğru sözlü, dürüst ve güvenilir olması gerektiğini yine şu sözleriyle ifade etmiştir: “Dürüst, sözüne ve işine güvenilen tüccar, nebiler, sıddîkler ve şehitlerle beraberdir”(3).

 

Bu hadis bize işlerinde ‘doğruluk’ ve ‘güven’i esas alan tacirlerin, insanların en üst tabakasını teşkil eden peygamberler, sıddîkler ve şehitler zümresinde yer alabileceğini göstermektedir. İslam'ın yalan, aldatma, ölçü ve tartılarda hile gibi ahlaksızlıklar karşısındaki şiddetli tehditleri, söz konusu doğruluk ve emniyeti sağlamaya yöneliktir. İşte bu noktada bizler de, Rasulullah'ı (s.a.v.) örnek almalı, yemin ederek alıcıyı etkilemeye çalışmamalı, ölçü ve tartıda ise son derece dikkatli olmalıyız. Bir işveren devlete, çalışanlarına ve müşterilerine karşı sorumluluk içinde bulunduğunu unutmamalıdır. Müslüman kişi, kazancına haram bulaştırmamak için dikkatli olmalıdır. Bu hassasiyetten ötürü eskiden, erkek evden çıkarken, evin hanımı; “Aman efendi, evimize haram getirme, zira biz açlığa, yokluğa, kıtlığa dayanırız, eski giyeriz, az yeriz ve sabrederiz. Ancak cehennem ateşine dayanamayız” diye uyarıda bulunurlarmış.

 

Aziz Kardeşlerim

İslam'ın dünyaya duyurulmasında ve yayılmasında en etkili hususlardan biri de, Müslüman tüccarlardır. İslam'ın Afrika içlerine, Çin'e, Endonezya'ya, Japonya ve dünyanın değişik yerlerine girmesinin tüccarlar vasıtasıyla olduğu bilinmektedir. Çünkü Müslümanlar, dürüst bir ticari ahlak sergileyerek örnek olmuşlardı. Öyleyse hepimiz, önce Müslüman olduğumuzu unutmadan her alanda İslam'ı, en güzel şekilde temsil etmeye çalışmalıyız. Yaptığımız işi, İslam'a uygun yaparak, hesabı ve ahireti unutmayalım. Bilelim ki: ‘İyi bir tüccar, iyi bir İslam tebliğcisidir.’

 

 (1) Bakara, 172

(2) A'raf, 85

(3) Tirmizi, Büyü

Add comment