Alkollü İçecekler Haramdır

alkole hayır

Muhterem Müslümanlar!

Allâhu Teâlâ; insanları yaratmış, yeryüzünü onların yaşayışlarına uygun olacak gıdalarla dolu bir nimet sofrası haline getirmiştir. Fakat insan sağlığına zarar verecek şeyleri de haram kılmıştır. Aynı zamanda İslamiyet, aklı, canı, nesli, malı ve dini korumayı esas almış, bu değerlere herhangi bir şekilde zarar verilmesini de şiddetle yasaklamıştır. Bu sebeple dinimiz, insanlara yararlı ve temiz olan şeyleri helal, zararlı ve temiz olmayanları da haram kılmıştır. Dolayısıyla dinimizde sarhoşluk veren maddeler ve her türlü uyuşturucular yasaklanmıştır. Nitekim Cenab-ı Hak, “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz”(1) buyurmuştur.

 

Değerli Müminler!

İçki ve uyuşturucu, insanın akıl, ruh ve beden sağlığını bozar ve dolayısıyla onun ailevi, sosyal ve mesleki hayatını, olumsuz yönde etkiler. İçkinin verdiği zarar, yalnız onu içenle sınırlı kalmaz, toplumun diğer fertlerini de etkiler. Çünkü sarhoşluk sebebiyle akli dengesi bozulan bir kişi, tavırlarını kontrol edemez. Kendisine ve başkalarına olan saygısını yitirir. Taşkın hareketleriyle kırgınlık, dargınlık, kavga, cinayet ve trafik kazaları gibi çeşitli zararlara sebep olur.

Böylece hem kendisine hem de başkalarına zarar vermiş olur. Nitekim bu husus Kur'an-ı Kerim'de şöyle açıklanmaktadır: “Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?”(2) İçerisindeki alkol nispeti düşük veya yüksek olsun, hangi ismi alırsa alsın, sarhoşluk veren her şey haramdır. Çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır.

Değerli Kardeşlerim!

Allah Teâlâ’nın haram kıldığı şeylerde artık fayda ve şifa aranmaz. Zaten her ne zaman alkollü içeceklerden konu açılsa, sebep olduğu hastalıklar ve belalar akla gelir. Bu sebeple düğünlerde ve ziyafetlerde alkole asla yer verilmemelidir. Çünkü temeli alkolle atılan bir binanın, çok geçmeden çatısını alevler sarar ve göçmeye mahkum olur. Alkol müptelası insanların aile
fertleri çoğu zaman perişan, aç ve muhtaçtır. Veya şiddete maruz, huzursuz ve mutsuzdur.

Bir sahabe Peygamber Efendimize alkolle tedavi olup-olamayacağını sorduğunda, Rasûlullah Aleyhissalatu vesselam onu bundan men etmiş ve şöyle buyurmuşlardır: “Hayır! Alkol, deva değil, derttir!”(3)

Add comment