UMRENİN FAZİLETİ

Muhterem Müslümanlar

Yüce Allah Hz. Adem’den başlayarak her topluma elçiler göndermek suretiyle insanları kulluk görevini yapmaya çağırmıştır. Bu çağrıya uyanlardan Hz. İbrahim, oğlu İsmail ile beraber ilk olarak Beytullah’ı inşa etmiş, inşaatın bitiminden sonra Cenabı Allah’ın (c.c.) “İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler”(1) emrini alan Hz. İbrahim insanları hacca çağırmış, bu çağrıya uyan müminler de Mekke’ye gelip Kabe’yi tavaf etmeye başlamışlardır.  

Aziz Mü’minler!

İslam’ın beş şartından biri olan Kâbe’yi ziyaret, hac mevsiminde yapılınca büyük hac, diğer aylarda yapılınca küçük hac olarak nitelendirilmiş ve ismine Umre denmiştir. Rabbimiz iki ibadeti de halis bir niyetle yapmayı tavsiye ederek şöyle buyurmuştur: “Haccı da, umreyi de Allah rızası için tamamlayın.”(2) Abdullah ibn-i Ömer’in nakline göre sevgili Peygamberimiz (s.a.v) ömründe dört defa umre yapmış ve umre hakkında: “Umre daha sonraki umreye kadar ikisi arasında işlenen günahlar için kefarettir. Allah katında makbul haccın karşılığı ise ancak cennettir”(3) buyurmuşlardır. Ramazan ayında yapılan umre ise yine Allah Resulü’nün beyanıyla hac ibadetinin sevabına denktir.(4)  

Değerli Kardeşlerim!

Günümüzde hac ibadetine olan talebi ve yoğunluğu hepimiz biliyoruz. Bu nedenle hacca gitmek için insanların kuraya girdiklerine ve belki de sırası gelmeden hastalanıp veya vefat edip bu farzdan mahrum kaldıklarına şahit oluyoruz. Bu açıdan, hayatında bir defa hac yapma imkanı bulan müslümanların tekrar hacca gitmek için uğraşmaları, hiç gitmemiş kimselerin hakkına bir tecavüz olmaktadır. Bir de gitmek için eğer daha önceki gitme gizleniyor, yalan söyleniyorsa haccın hiçbir sevabı kalmayacaktır. Zaten İslam fıkhına göre, şartları tutmadan gitmiş olsa bile hacca giden bir kimsenin ikinci kez gitmesine gerek yoktur. Öyleyse o mübarek beldeleri tekrar görmek isteyenler için tek yol umre olmaktadır. Bu sebeple Diyanet İşleri Başkanlığımız kolay ve rahat bir umre yaptırabilmek için her türlü tedbiri almaktadır. Bu vesileyle 2008 yılı umre sezonunun Mart ayı itibariyle başlayacağını ve umreye gitmek isteyen vatandaşlarımızın ön kayıt işlemlerinin devam ettiğini de hatırlatmak isterim.

Hutbeme bir hadis meali ile son vermek istiyorum: “Hacılar ve umre yapanlar Allah’ın evinin ziyaretçileridir. Kendisine dua ederlerse dualarına icabet eder, ondan bağışlanma dilerlerse onları bağışlar.”(5)

Add comment