Peygamber Efendimizin Cömertliği

çömert el emirdag.com.trCömertlik, gösteriş yapmadan, kimseyi incitmeden, yapılanı başa kakmadan, sahibince değerli olan maldan, karşılık beklemeden yapıldığında anlam kazanır. Nitekim Kur’an-ı Kerimde “Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir”(1) buyrulmaktadır. İşte Hz. Peygamber bütün bu özellikleri üzerinde taşıyordu. Kaynaklarda yağan yağmurlardan bile daha cömert olarak vasıflandırılan Hz. Peygamber cimriliği, insanı küçük düşüren bir huy olarak görmüş, hayatı boyunca borçlanma pahasına da olsa ihtiyaç sahiplerine el uzatmaktan geri durmamıştır.

Kendisinden bir şey istendiğinde hiç kimseyi boş çevirmemiş, eline ne geçerse ihtiyacı olanlara dağıtmıştır. Ashaptan Cabir (r.a) anlatıyor: “Peygamberimiz kendisinden istenilen bir şeye asla yok dememiştir.”(2) Bir gün peygamberimize bir parça kumaş hediye edilmiş, o da bunu kabul etmişti. Buna ihtiyacı da vardı. Yanında oturanlardan biri “Bu ne iyi kumaş” deyince, Peygamberimiz kumaşı hemen ona vermişti.
Peygamberimiz maddi imkânlara sahip olduğu zamanlarda da sade bir hayat yaşamış, kendisi için bir şey bırakmamış, elindekilerini muhtaçlara dağıttığı için aç yattığı zamanlar çok olmuştur.

Hz. Aişe validemiz anlatıyor: "Peygamberimiz, üç gün peş peşe karnını doyurmamıştır. İsteseydi doyururdu. Fakat yoksulları doyurup kendisi aç kalmayı tercih ederdi."(3)

Hadisi şeriften de anlaşılacağına göre Hz. Peygamber bizi bizden daha fazla düşünüyordu. Dünyada bizi düşünen, Ahirette de bizi düşünecek bir peygamberin ümmeti olan bizlerin, o peygamberi kendimize örnek almaktan başka çaremiz var mıdır?


Zengin bir kimsenin yoksula yardım etmesi, karnı tok olanın açları doyurması elbetteki iyi bir davranıştır. Cömertlik duygusunun bir göstergesidir. Fakat elinde ne varsa hepsini yoksullara veren, kendi yiyeceğini aç olanlara verip kendisi aç kalan kimsenin cömertliği ise çok yüksek duygunun eseridir. Hz. Peygamber böyle bir insandı. Onun için kendisinden bir şey istenildiğinde onu yapmak istiyorsa "Evet" derdi, yapmak istemiyorsa sükût ederdi. Hiç bir zaman "Hayır" tabirini kullanmazdı.(4)

İşte kalbi, insan sevgisi, şefkat ve yardım duygusuyla çarpan Peygamberimizin cömertliği böyle idi ve bir ömür boyu böyle devam etmiştir. Bizlere düşen o yüce insanı daha iyi tanımak ve hayatımıza rehber edinmektir. Peki, bu kadar bizi düşünen peygambere karşı acaba hiçbir sorumluluğumuz yok mudur? Ne mutlu âlemlere rahmet olarak gönderilen peygamberi kendisine örnek alan bahtiyar kullara!

Add comment


Security code
Refresh