Namazda Saf Düzeni ve Önemi

Namazda saf düzeni emirdag.com.tr

Namaz, dinimizin ifasını emrettiği ibadetlerin en önemlisidir. Kelime-i şehadetten sonra, İslam binasının üzerine kurulduğu beş temel esastan birincisidir. Akıllı ve ergenlik çağına ulaşan her müslümana, farzdır. Terk edilmesi ve meşru bir mazeret bulunmaksızın kazaya bırakılması büyük günahlardan biridir. Namazı vaktinde eda etmek o kadar önemlidir ki; ölüm tehlikesi gibi ağır şartlar oluşmadıkça, güç yettiği ölçüde, ayakta, oturarak ya da yatarak, gerektiğinde yalnız baş iması ile namazın kılınması istenmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) de namazın vaktinde ve cemaatle kılınmasına çok önem vermiştir. Hatta bazı savaşlarda "korku namazı" kıldırmış, düşman korkusu yüzünden namazı kazaya bırakma yolunu tercih etmemiştir. Cemaatle kılınan namazda ise safların düzgün tutulmasını ve aralarda boşluk bırakılmamasını ısrarla tembih etmişlerdir. Cabir (r.anh) anlatıyor: “Bir gün Rasûlullah (sav) yanımıza geldi ve; ‘Allah’ın huzurunda meleklerin saf tuttukları gibi siz de saflarınızı düzgün tutmaz mısınız?’ buyurdu. Sahabeler: ‘Ya Rasûlallah! Melekler Allah’ın huzurunda nasıl saf tutuyorlar?’ diye sordu. O da; ‘İlk safı tamamlarlar ve perçinlenmiş gibi birbirine bitişik dururlar’ cevabını verdi.”(1)

Cemaatle kılınan namazda safların en faziletlisi ön saftır. Sonra sırayla diğerleri gelir.

Fakat imama en yakın kişiler imamlığa ehil olan kişiler olmalıdır. Zira imamın namazı devam ettirememesi gibi bir durum olduğunda bu kişilerden biri imamete geçebilmelidir. Saf düzeninde en önde erkekler, sonra erkek çocuklar, en sonda da kadınlar durur. Cemaat tek kişi olursa, imamın sağına ve birkaç parmak gerisine durur. İki kişi olursa, ikisi birlikte imamın arkasında dururlar. Önde boş yer varken arkaya durulması uygun değildir. Peygamber Efendimiz bir hadiste: "Saflarınızı güzel ve düzgün yapınız. Omuzlarınızı bir hizada tutunuz. Açık bir yeri görünce, yavaşçacık kardeşinizin yanına sokulunuz. Aranızda Şeytana açık yer bırakmayınız."(2) buyurarak saf düzeninin önemini ifade etmişlerdir.

Saf tutarken yer bulamayan kardeşimizi biraz sıkışıp, yer açıp safa almaya çalışalım. Hatta namazda araya girmeye çalışan birine yer açmak için sağa sola kaymaların namazı bozmayacağını, bilakis namazın tamam olması için gerekli olduğunu unutmayalım. Rasûlullah Efendimiz: "Saflarınızı düzgün tutun, çünkü safları düzgün tutmak namazı tamamlayıcıdır"(3) buyurmuştur. Hutbemi Bera (r.anh)'ın bir rivayeti ile bitiriyorum: Rasûlullah Efendimiz namaza kalktığı zaman elleri ile Ashabının göğüslerine ve sırtlarına dokunur, safları düzelttikten sonra: "Saflarınız bozuk olmasın, sonra o bozukluk kalplerinize de girer"(4) buyururdu.

Add comment


Security code
Refresh