İstanbulun Fethi

Emirdag.com.tr İstanbulun fethiŞanlı tarihimiz, imanımızdan kaynaklanan milli birlik ruhuyla kazanılmış eşsiz zaferlerle doludur. Malazgirt'te ilk temeli atılan, milletimizin sesini gür bir şekilde duyuran zaferler, İstanbul’un fethiyle daha çok anlam kazanmış, geleceğimizi aydınlatan çok önemli dönüm noktası olmuştur.

Peygamberimizin müjdesine nail olmak isteyen birçok hükümdar İstanbul’u defalarca kuşatmış, fakat almaya muvaffak olamamıştır. Peygamberimizin müjdesi şuydu: "İstanbul elbet fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel askerdir.”(1) İşte genç Fatih’in azmini artıran, uykularını kaçıran ve hep plan yapmakla meşgul olmasına sebep olan bu hadistir.

Genç komutan herkesi hayrette bırakacak bir şekilde fetih hazırlıklarına başladı. Hem maddi hem manevi açıdan askeri hazırlıklarını tamamladı. Karadan gemileri yürüttü. Kendi planı olan büyük çapta toplar döktürdü ve surlar bu toplar sayesinde çöktü. Basta Zağanos Paşa, önde Vezirler ve askerler Topkapı tarafından şehre girdiler.

İstanbul’u fethederek hadisteki övgüye mazhar olan büyük hükümdar Fatih Sultan Mehmet, çıkardığı bir fermanla Bizans halkının hasret kaldığı can, mal, namus ve din güvenliği sağladı. İdaresi altındakilere günümüz modern toplumlarına örnek olacak şekilde; sevgi, saygı ve hoşgörüye dayanan inanç ve ibadet hürriyeti tanıdı. Bu sayede sadece İstanbul’un kapılarını değil, insanların gönül kapılarını da İslam’a açmıştır. Bir ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Bizim uğrumuzda gayret gösterip mücahede edenlere elbette muvaffakiyet yollarımızı gösteririz. Muhakkak ki Allah iyi davrananlarla beraberdir.”(2)

Günümüzde Avrasya'nın incisi olarak görülen İstanbul, dinlerin, dillerin ve ırkların kucaklaştığı yer olarak dünyanın gözbebeği durumundadır. Bize düşen görev, 1453'te Allah’ın adını yüceltmek için İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet gibi, İstanbul’umuzu ve vatanımızı korumak ve geliştirip ileri toplumlar seviyesine getirmektir. Allah çalışan ve fedakarlık eden kullarını sever.

(1) Ahmet bin Hanbel C, 4/335

(2) Ankebut, 69

Add comment


Security code
Refresh