Vatandaşa Hizmet Aşkı ve Bir İntihar

Nasrettin Hoca ve Diyojen gibi insanlar demek ki yüzyıllar boyunca bir dünyaya geliyor.

Bizler olayların özüne mi inemiyoruz?

   İniyor da özü kavrayamama gibi bir zekâ eksikliğimiz mi var?

   Zekâmız yeterli, özü de biliyor, değerlendiriyoruz da üslubumuz mu yeterli gelmiyor tek cümleyle açıklama yapmaya? Saçma sorulara, olumsuzluklar ne güzel üsluplar kullanmışlar…

Belediye başkanı değil, başkan aday adaylığı için hevesliler kucak dolusu paralar ödüyormuş. Bu ödenen miktarı parti merkezleri belirlediğine göre sanırım paralar parti kasasına giriyor. Seçim Kurulu’nun masrafları da vatandaşın cebinden çıkıyor. Hukukçu olmadığım, yasaların da değişirliğinden dolayı yanlışım varsa okurlarımız hoş görsün lütfen.

Vatanın birlik ve beraberliği, savunması için insanların kendilerini cepheye gönüllü yazdırdıklarını, bu konuda görev alanların da yine millî menfaatlerimiz için gerekirse intihar edebileceğini okurdum, duyardım, bilirdim ve mantığım bunu kabullenirdi; kabullenir de.

Çağın değişimiyle birlikte insanî karakter, duygu ve düşünceleri de mi değişti?

CHP-Nevşehir/Derinkuyu İlçesi belediye başkan aday adayı, adaylığa lâyık görülmeyince(?!) kendisini bir ağaca asarak intihar ediyor. Bir de not bırakıyor geride:

“Bütün insanları sevdim, kendimi anlatamadım.”

Ben de vatandaşa hizmet için gerek milletvekilliği, gerek belediye başkanlığı için yarışanları, seçildikten sonra yaptıklarına baktım da anlayamadım.

Hayret bir şey…

Add comment