İnançlar Ve Güvençler

İnsanları birbirine bağlayan en önemli unsurlardan ikisi, inançları ve birbirlerine olan güvenleridir. Kurtuluş Savaşı’nı bu iki unsur sayesinde kazandığımız göz ardı edilmemelidir.

                Ne var ki bu iki duygu her zaman aynı amaç doğrultusunda kullanılmaz.İnsanlıkla birlikte olmalı, insanların inanç ve güven duyguları suiistimal edilmiş, bu duyguları ile birlikte insanlar da ya birey, ya da toplumsal olarak kullanılmışlardır.

                Afrika’da sürüp giden kabile savaşlarının asıl amacı iktidar olabilme, kendisi gibi düşünmeyenlere hayat hakkı tanımama gibi toplumu kaosa sürükleyen ve hayatlarını çekilmez kılan sebeplerdendir.

                Aşırı maddî hırs, iktidar olabilme arzusu, resmî ya da gayrî resmi lider konumunda bulunmuş olanlarda, kendilerini pasif durumda hissettikleri an hastalığa dönüşür. Tekrar yöneten kişi olabilmek için tüm zamanını harcar.

                Kadrosuzluk, yaş haddi, oturduğu koltuktan uzak kalmak böylelerini riskli maceralara girmeye zorlar ve başkalarını idare edebilme hırsı, kendilerini kullanılır duruma düşürür. Bunda ‘gaz’ verenlerin, şöhret olabilme arzusunun da payı çoktur.

                İnsanların dinî inançları kullanılarak çeşitli firmalar adına büyük miktarda birikimleri toplanmış, firma yönetim kurulu değiştiğinde de yeni yönetim kurulu başkanı yatırım yapanlara, “Üzerine bir bardak soğuk su içiniz,” diyebilmiştir.

                Almanya’da yardım kuruluşu olarak kendisini tanıtan ve reklamını da çok iyi yapan, yaptıran Deniz Feneri’nin sonunda gerçek foyası meydana çıkmış, tüm yöneticileri mahkum edilmişlerdir.

                Millî, dinî, siyasî ortak düşünceleri olan insanlar meydanlara sürüklenmişler, sürüklenmektedirler.

                Son zamanlardaki gelişmeler göstermektedir ki;

                Huzur isteyen vatandaşın,

                Ne siyasî partilere,

                Ne yardım kuruluşlarına,

                Ne sivil toplum kuruluşlarına inançları da güvenleri de kalmamıştır.

                Olayların özünü kavrayamayan, bu zamana kadar tüm ilgisini bu yöne kaydıran kişiler de yakın zamanda yanlışlarını anlayıp, inanıp-güvendikleri parti, sivil toplum kuruluşları ve derneklerden ayaklarını çekeceklerdir.

                Deniz, dalgalanmaktadır.

                Dileğim İtalya’daki gibi yedi sene dalgalanmaması ve biran önce durulmasıdır.

 

Düşündüren Cümleler:

 

Sonunu getiremeyeceğin şeye başlama. Pythagoras

İnsanın karşısına kötülük etmek fırsatı günde yüz kez, iyilik etmek fırsatı ise yılda bir kez çıkar. Voltaire

Add comment


Security code
Refresh