Pikniğe Giderken Unuttuğunuz Tek Şey Var

Kasaplarda et, balıkçılarda balık, manavlarda sebze, meyve satışlarında artış olduğu kesin.
    Hükümeti teşkil edenler bile,
    “-Haydin, alışverişe!” diye, piyasanın canlandırılması, ekonomik krizin teğetten öte bir eğri çizmesi ve eğrinin burnunun yukarılara kalkması için teşvik ediliyorsa, var bu satın alıp tüketme işinde bir hayır.
    Onun için vitrinlerdeki malların tozlanmasına izin vermeyelim.
    Hele hele Güney Afrika’da bir kaktüsün üzerinde çoğalan kenelerin ezilip, fermantasyona bırakılmasıyla bağımlılık yapan o meşhur kolayı da unutmayın(!). Bilhassa çocuklarınızın bağımlı olması, dişlerinin zamanından önce dökülmesi ve de asla sağlıklı dişlere sahip olamayacakları sizin için önemli değilse tabii. (Diş doktorlarının bana az sitem ettiklerini görür gibi oluyorum.)
    Aldıklarımızın bir kısmını sadece piknikte tüketmek gibi bir prensibimiz yok elbette.
Her çeşit sebze atıklarını,

Bilhassa çekirdekleri, bir kenarda muhafaza ediniz.
Atıklar, hızla Yerküre’nin azalmakta olan saçlarına gübre,
Çekirdekler ise yeni saçlar olacaktır.
Lütfen bu alışkanlığı edindiğiniz gibi çocuklarımıza da kazandırınız.
“Yeşil Emirdağ,” düşüncesinden vazgeçiniz. Adaçalı’daki dört ardıcı bile koruyamadınız.
Daha çok yeşil, daha çok oksijen demek olduğuna,
Atmosferdeki ‘delik’ gün geçtikçe büyüdüğüne,
O delikten güneş ışınları öfkeyle cildimizi kanser yapacak şekilde girdiğine göre,
Biriktirdiğimiz atıklarla çekirdekleri unutmayalım.
Rastgele yerlere (elbette yollar hariç) onları atmanız bile yeterli olacaktır. Çekirdekler bizler için hayat bulmaya çalışacaklardır; bundan emin olunuz.
Bu alışkanlığımız, bugüne kadar doğaya verdiğimiz zarardan ötürü bir tür özür dileme de olacağından, içimiz rahat edecektir.
Ana-babalar bu alışkanlığı çocuklarına veremiyorsa,
Okullar çocuklarımıza,
Çocuklarımız da ana-babalarına kazandıracaklardır.
Haydi; şimdi piknik malzememiz tamamdır.
 

Add comment