Parti Kapısına Kilit Mi?

Basında okudum.

Başka bir ilin milletvekili Sinop’a geliyor ve bir parti binasının kapısına kilit vurup, gidiyor.

Şutlanan parti yöneticileri de demeç veriyor:

“- Partimiz genel merkezi böyle uygun görmüş. Yine görev verirlerse seve seve yaparız.”

Bu kadar rencide edildikten sonra da mı?

N’oluyor bu halka?

Parti liderlerinin tek egemen olduğu bu ülkede egemenliğin kayıtsız-şartsız milletin olabilmesi için kimler kendilerini öne atacak?

Her millet vekili Mahmut KOÇAK gibi neden olamıyor?

Tüm liderler ağızlarını açtılar mı Atatürk’ün izinde olduklarından, Atatürkçü düşünceden, O’nun ilkelerinden, inkılâplarından yana olduklarını söylüyorlar. Bizler de aynı.

Bu nasıl Atatürkçülük?

Hani egemenlik kayıtsız şartsız milletindi?

Hani partiniz sosyal ve de demokrattı?

Hani özgür düşünceden yanaydınız?

Parti liderinin karşısına genel başkanlık için aday olmayı bırakınız, parti liderinin tek cümlesine bile muhalif olduğunuzda partiden kişalanıveriyorsunuz. Neden? Nedeni var mı; partide tek horoz olmalı ve tavuk olarak kalmak istemeyen dışarı.

Bu milletin vekilleri ha?

Bizim vekillerimizi bile tayin etmeye hakkımız var mı ki?

Bizim aday olmaya bile hakkımız var mı ki?

O hakkı bize lütfedip verirse parti lideri verecek.

 

Anan-baban aktif siyaset yapmış olacak.

Çekirdekten partili olacaksın.

Magazin dünyasında bir numara olmayı kaptırmayan ses, sahne sanatçısı olacaksın.

Ya da trilyonların olacak.

 

Bu niteliklerden birisine haiz olsan bile karar yine parti liderinin.

Dünyanın tüm diplomalarını cebine koysan, beynin insanlığın sağlık, huzur, mutluluğu için çalışsa da olmaz. Olsan olsan bürokrat olursun ve siyasî liderin elinde olur iplerin.

 

Git canım; iş değil…

 

Add comment