Okur Koysun Bu Yazıya Başlığı

Bu toplumun dilini bozmaya çalıştılar ve bozdular da. Toplumumuzu besleyen benim Anadolu köylülerim medyanın dilini anlamıyor.
Bu toplumun dinini çeşitlendirdiler. Hâlâ Alevî, Sünnî ayrıcalığı yapanlar, bundan bilmediğimiz çıkarlar sağlamaya çalışanlar var.
Bu toplumun birbirine olan güvenini yıktılar. Komşu, komşusuna selam vermez, komşu çocuğu, komşu amca ve teyzeye gülümsemeyip, şüpheyle bakar oldu.
Bu toplumun aile yapısını çağdaşlık adına bozmaya çalıştılar. Analar, kızlarının her hafta ayrı bir delikanlıyla çıkıyor olmasından gurur duyar oldu. Ar, hayâ, şeref, namus sohbet konusu olmaktan çıktı.
Bu toplumun vicdanından günah-sevap kavramını çıkarıp, kafasına doğru-yanlış kavramı sokuldu. Ve herkesin kendisine göre bir doğru-yanlış kavramı oluştu.
Çıplaklık çağdaş, kapalılık ortaçağ kafası simgesi olarak gösterilemeye çalışıldı.
Belli bir siyasî çizgide olan laik, olmayan antilaik olarak sınıflandırıldı.
Milliyetçi faşist, dindar irticacı damgası yedi.

Geçen hafta iki büyük futbol takımımız UEFA Kupası'ndan elendi.
Galatasaray''ın attığı gole Fenerbahçeli taraftarların takımlarının Şükrü Saraçoğlu Stadında Fransa'nın Lille olan maçını seyrederken üzüldüklerini, ama Galatasaray'ın maç sonunda elenmelerine sevindiklerini okudum. Daha sonra da Fenerbahçe'nin son dakika golüyle elendiğini gördük.
"-Gülme komşuna, gelir başına," atalar sözünün sanırım 'cukkadan oturduğu' bir son.
Afrika'nın en geri kalmış toplumlarında bile milletlerarası bir müsabakada karşı takımın kendi ülke takımlarını yenmesine sevindiğini, sevinebileceğini düşünemiyorum.
Millî ruh…
"-Ne alaka," demeyiniz lütfen.
Rekabet olur ama bu denli birbirine düşman takım ve taraftarı olmaz. Maddî ve manevî kazanç ve kayıp insanlarımızda mantık dışı kalıyorsa, o beyinlerde bir uyuşma var demektir.
Bu denli fanatizmden sadece ve sadece fanatikler zarar görür. Nitekim ellerine yaralayıcı aletlerle birbirine saldıranları dünyanın pek çok ülkelerinde görüyoruz. Ama kendi ülkesinin takımı dururken başka bir ülkenin yandaşı olanları sanırım sadece yurdumuzda görüyoruz.
Toplumu bu denli millî ruhtan uzaklaştıranlar, sanırım tohumlarını saçarken sadece ve sadece stadyumların dolmasını istediler.
Kim bilebilir, belki de bizim bilmediğimiz daha büyük oyunlar için.
Yazık. Yazık ki çok yazık.
Yüksel Önaçan

Add comment


Security code
Refresh