Aman Dikkat!

Sevgili okurlar yine yedinci ay geldi ve yine ilçede aynı sorunlar yaşanmaya başladı. Her yıl aynı şeyleri yazmaktan ve söylemekten usandık. Ama ne hikmetse toplum olarak aynı duyarsız davranışları sergilemeye devam ediyoruz. Ne zamana kadar başımıza bir musibet gelinceye kadar böyle devam eder gider. Bir Atasözümüz vardır” Bir musibet bin nasihat tan iyidir diye. Peki, musibet gelince de iş işten geçmiş olmuyor mu? Her yıl yaz aylarında hep aynı sorunları yaşar hep sızlanırız. Emirdağ ilçesinin sorunları ise Türkiye’nin hiçbir yerine benzemez. Çünkü biz Emirdağlıyız. Mutlaka farkımız olmalıdır. Biz toplum olarak geleneğine ve göreneğine bağlı bir milletiz ve bununla ne kadar övünsek azdır. Geçen haftaki yazımda ” Eğitimi mi? Öğretim mi? demiştim. İşte buyurun size eğitim. Emirdağ toplumu olarak bazı özelliklerimiz vardır. Bizler silah atmaya ve düğünlerde konvoy yapmaya, gelin arabasının önünü kesmeye kadar. İyi güzel bunların hepsini yaparken sonucunda kötü sonuçlar doğuracağının hesabını acaba yapıyor muyuz? Biz bunları yaparken hep övünürüz. Bu alışkanlıkları da hep çocukların gözleri önünde sergileriz. Çok büyük bir marifetmiş gibi böbürlenerek şarjör boşaltırız. Kurallar insanların can ve mal güvenliğini sağlamak için konulmuştur. Düğünlerde silah atmak yasak, düğün konvoyu yapmak yasak, peki bu günlerde ilçemizde bu kadar düğün oluyor, bana kaç tane düğünde silah atılmadığını ve konvoy yapılmadığını söyleyebilirsiniz. Bence söyleyemezsiniz. Çünkü hemen hemen her düğünde bu kurallar çiğnenir ve şöyle deriz” Kurallar çiğnenmek için konulmuştur. Toplum olarak o kadar duyarsızlaştık ki düğünde ne kadar araç sayısı fazla ise ve ne kadar çok mermi atılırsa o kadar bizim düğünümüz güzel olmuştur. Naçizane buradan etkili ve yetkililere seslenmek istiyorum,

 

Benzin istasyonlarında tuvaletlerde bazı yazılar vardır, ‘sifonu çekiniz’ diye.

Gariptir ki etkisi vardır. Sifonu çekiniz diye yazılan tuvaletlerdeki sifon çekme olayı, uyarı yazısından sonra %50 artış göstermiş, şimdi herkes sifon çekiyor. Gariplikler ülkesi memleketimizden bir örnekti.

Marketlerde ürünlere elle dokunmayın diye yazı yazmışlar, uyarı yazılarından sonra artık kimse elleriyle dokunmayıp, telefonun anteni veya bir anahtarla veya bir kalem yardımıyla ürünü incelemeye başlamışlar.

Yani işin özü uyarı levhalarını dikkate alan bir toplum olduk galiba levhalar olamadan sifonlar çekilmezdi. Artık düğünlere de afiş yazsak. Örneğin; Düğün magandası olmayın gibi. Evet, sevgili dostlar bu en mutlu gününüz en acı gününüz olmasın. Lütfen kurallara uyalım, uymayanları uyaralım. Geleceğimiz olan çocuklarımıza kötü örnek olmayalım. O minik beyinler gördüğü her davranışı olumlu ya da olumsuz olarak ayırt etmeden hafızasına işler. Sonra olumsuz davranışları değiştirmek yine bizlere düşer. Uygar toplum olmak için konulan kurallara harfiyen uymak gerekir diye cümlemi bağlıyorum. Esen kalın.

Add comment


Security code
Refresh