Yalan Dünya

Sevgili okurlar insanoğlu bir kuş misali bu gün var ama belki yarın yok. Kimsenin yarına çıkacağına garantisi yoktur.  Doğduk büyüdük ve bir gün elbette her fani gibi bizlerde öleceğiz. Bir düşünün daha dün okula başlamıştık. Arkasından iş hayatı aile hayatı derken günler birbirini kovaladı. Birde bakmışız ki saçlarımız ağarmış, sevdiklerimiz bir kısmı şuan hayatta yok ve diyoruz ki sıra acaba bize ne zaman gelecek. Önemli olan Dünya ve Ahiret hayatını doya doya yaşamaktır. Elbette Ahiret hayatımız daha yaşanmadı. Ama bir söz vardır üç günlük dünya güzel bir benzetme. İşte geldik gidiyoruz. Acısı ile tatlısı ile bu ömür denen hayat bitti bitiyor. Dünya denen bu fani hayatta kimler geldi kimler geçti. En sevdiklerimiz gözümüzün önünden birer birer gidiyor. Önemli olan yaşanan acı tatlı olaylardan ders almaktır. İnsanoğlu elbette kuldur. Hata yapacaktır. Ama önemli olan bu hatalardan ders almaktır. Önceki yazılarımda bu konuda yazmıştım.”Hatasız Kul Olmaz” diye. Evet, sevgili okurlarım başımızı iki elimizin arasına alıp bir süre düşünelim. Bu hayata ne amaçla geldik? Neler yaptık? Acaba hayattaki belirlediğimiz hedeflere ulaştık mı? Bu yolları kat ederken acaba bazılarını kırdık mı?  Bu soruların cevabını verebilene ne mutlu ki hayatı amacına uygun yaşamıştır.

 

Güneş gibi şahsım olsa

Devlet gibi tahtım olsa

Gazi gibi bahtım olsa

Yine bana gelen olmaz

 

Güller açsam bağlar gibi

Gazel döksem çağlar gibi

Altın olsam dağlar gibi

Kıymetimi bilen olmaz

 

Hazne dolu akçem olsa

Türlü kumaş bohçam olsa

Yalan dünya bahçem olsa

Benden bir gül alan olmaz

olmaz, olmaz...

Evet, bu güzel şiirde de bahsedildiği gibi “Yalan Dünya” aslıda yalan olan Dünya değil insanlardır. Ama ne hikmetse biz toplum olarak her şeyi tersinden okumayı çok severiz. Mutlaka her hatada da bir suçlu buluruz. Kendimiz sütten çıkmış ak kaşık misali ter temizizdir. Acısı ile tatlısı ile yaşanmış hayat bizim hayatımızdır. Ne mutlu hem Dünyasını hem de Ahretini kurtarana…

 

Add comment


Security code
Refresh