Anılarım 5

Sevgili okurlarım ANILARIM 5 yazı dizisi ile tekrar karşınızdayım. Bu haftaki Anılarımın konusu oldukça yoğun. Tabiki bu Anılarımı yine mecburi ikamet adresimde yaşadığım olaylardan oluşuyor.  Anılrım yazı dizisini nerden yazdığımı ve kast ettiğim kişilerin kimler olduğunu siz degerli okurlarım zaten biliyorsunuz.  Bu gün anlatacağım birinci olay buradaki görevli memurun durumu. Küçük bir ceza almış ve sonucunda kısa bir süre aynı bizim yaşadığımız şartlarda yaşıyor. Ben ona takılıyorum" ........ arkadaşım "diye. Gerçekten zor bir durum memur olduğun yerde bir anda ..... olmak. Ama bu da kaderin bir cilvesi olsa gerek. Ama bu insan bu olayı o kadar kafasına takmıyor.  Gerçekten sevdiğim ve saydığım bir insan kendisi." Kader " diyor sadece . Evet hayat o kadar acımasızki . İnsanoğlu ne oldum dememeli ne olacağım demeli. İki günlük kısa tatilimi bu arkadaşla bu şekilde geçirdik.  Artık ben olaya kanıksadım ve bu iki günlük resmi tatilimi mecburi tatil olarak kabul ettim.
Allah dan dileğim bu memur arkadaşıma belki hayat bu güne kadar gülmemiş. Bundan sonra İnşallah güler. Ne bileyim bu insanın çok küçük bir kusur' dan dolayı bizimle bir hafta önceki durumu ile bu haftaki durumu bana çok abes geldi. Aslında bu insan zaten 25 yıl boyunca ceza çekiyor. Bence , tabi bu görevi ve bu memuriyeti kendi istekleri ile kabul ettiler. Buradan nafakalarını çıkarıyorlar.  Buradaki insanlar " Hayat okulun" da okuyorlar. Ünlü manken Tuğba Özay 167 günlük hapis cezasından sonra şöyle demişti "Burası bir hayat okulu herkes bu okulda en az iki  ay okumalıdır " Buradaki memurlar zaten 25 yıl bu okulun öğrencileri. Belki durumları farklı bir mahkum değil ama netice itibari ile kendilerini kilitleyen tek meslek grubu mensupları bunlar. Bu haftaki anılarımın bir diger konusu ise yine "Dolgulu Köfte" . Bir kısım okuyucularım beni yanlış anlayabilirler. Ne kadar midesine düşkün diye . Aslında değil. Anılarım 1 yazı dizisinde yazmıştım. Bir Mithat diye bir  arkadaş yapmıştı ve çok güzel olmuştu. Bunuda sizlerle paylaşmıştım. Bu arkadaş bu hafta bizleri kandırdı.Bu hafta yine " Dolgulu köfte" yedik ve çok güzel olmuştu. Kendisine "Mithat ellerine sağlık bu öncekinden güzel olmuş " dedik. Fakat ne dese beğenirsiniz. "Sağolun' da ben yapmadım " demezmi. Megerse buradaki görevli bir arkadaşın eşi yapmış. Yani kadın eli nede olsa farklı oluyor.  Buradan "Dolgulu Köfte" yi yapan yenge hanıma sizlerin huzurunda teşekkürü bir borç biliyorum. "Sağol yenge hanım ellerine sağlık" . Bu haftalıkta bu kadar . Hoşcakalın. This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Add comment